Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ağarma" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ağarma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ağarma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ağarma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
AĞARMA
AĞARMA
Ağarmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde AĞARMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KIRALMAK
Saç ağarmak.
ALAGIR
Saçları yeni ağarmaya başlamış, kuvvetli adam.
GIRLAŞMAK
Ağarmak, beyazlaşmak.
ÇALLANMAK
Adı çıkmak, ünü yayılmak: Çallanmış kızı alırmıyım hiç. Dolaşıp aranmak. Oraya buraya saldırmak. Yapacağı işi ona buna söylemek. Örtünüp sarınmak. Saç ağarmak. Hayvanlar otlamak. Meyve tatlanmak.
AGARMAK
Ağarmak, beyazlaşmak.
BEYAZLANMAK
Beyaz duruma gelmek, ağarmak.
KIRÇILLANMAK
Kırçıl duruma gelmek, ağarmak.
AKLAŞMAK
Ak duruma gelmek, ağarmak, beyazlaşmak.
KIRANTA
Saçları ağarmaya başlamış (erkek). Kırlaşmış (saç, sakal). İlerlemiş yaşına rağmen bakımlı, özenli (erkek).
KATARAKT
Göz merceğinin saydamlığını yitirerek ağarmasından ileri gelen ve görmeyi engelleyen rahatsızlık, perde, akbasma, aksu.
BEYAZLANMA
Beyaz duruma gelme, ağarma.
DÜNLE
Sabah erken, gün ağarmadan: Yarın sabah ava gideceğiz, dünle kalk. Geceleyin.
GIRARMAK
Ağarmak, kırlaşmak.
KAÇMAK
Hızla koşup bir yere saklanmak. Yok olmak. Hızlı koşmak. Kendini göstermemek, rastlaşmamaya çalışmak. Rengi ağarmak, uçmak. Kız veya kadın yasalara ve aile isteklerine karşı gelerek evlenmek için evinden ayrılmak. Girmek. Futbol ve basketbolda engelleyen adamdan kurtulmak veya pas alabilmek için boş alana koşmak. Kaçınmak. İpi kopmak. Gaz, sıvı vb. şeyler sızmak. Görünmeden gitmek, savuşmak, sıvışmak. Kimseye bildirmeden bulunduğu yerden ayrılmak, firar etmek. Kaçgöçe uymak. Yarışçı diğerlerinden hızla ayrılıp arayı açmak. Bir yana doğru kaymak. Benzemek, andırmak.
ALACAKARANLIK
Güneş doğmadan önce beliren ya da battıktan sonra süregelen, süresi eşlek ve eksenucu çemberleri arasında giderek artan yarı aydınlık durum. bk. günağarması.
DÜNNE
Sabah erken, gün ağarmadan: Yarın sabah ava gideceğiz, dünle kalk. Sahur yemeği.
AKARMAK
Beyazlanmak. Ağarmak.
KARÇILLANMAK
Karla hafifçe örtülmek, ağarmak.
AĞARABİLMEK
Ağarma imkânı veya olasılığı bulunmak.
KARAKOCA
Saçı sakalı ağarmayan yaşlı adam. Büyümeden yaşlanan, kavruk ağaç. Büyümeden yaşlanan kavruk ağaç. Bursa ilinde, Karacabey belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Çanakkale şehri, Çan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Kütahya şehri, Simav ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Manisa şehri, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.