AZO ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "azo" olan, toplam 20 adet kelime bulunmaktadır. azo ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu azo ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde azo olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

AZOTLANDIRMA

11 harfli kelimeler

AZOTİYOPRİN

10 harfli kelimeler

AZOTOMETRE, AZOOSPERMİ, AZOPRESSİN

9 harfli kelimeler

AZOTLAMAK, AZOTÖLÇER, AZOBACTER

8 harfli kelimeler

AZOTLAMA

7 harfli kelimeler

AZOTEMİ, AZOTÜRİ

6 harfli kelimeler

AZONAL, AZOTLU

5 harfli kelimeler

AZOİK, AZOTİ

4 harfli kelimeler

AZOL, AZOT, AZOH, AZOR

3 harfli kelimeler

AZO

Bazı kelimelerin anlamları

AZO

Üye.

AZOTOMETRE

Azotölçer.

AZOOSPERMİ

Spermogram testinde spermanın hiç bulunmaması durumu. Sperma içerisinde erkek cinsiyet hücresi spermatozoonun bulunmaması.

AZOTLU

İçinde azot bulunan.

AZOTLANDIRMA

Azotla birleştirme. Azotlu bileşiklerle doyurma işlemi.

AZOTEMİ

Kanda üre ve benzerleri azotlu bileşiklerin aşırı miktarda artışı. Akut ve kronik böbrek yetmezliği, şok, idrar yollarında tıkanma, kalp yetmezliği ve böbreklerin perfüzyon yetmezliği gibi nedenlerle kanda üre, ürik asit, kreatinin gibi azot içeren bileşiklerin bulunmasıyla belirgin biyokimyasal bozukluk, üremi.

AZOTİYOPRİN

Vücuda alınmasından sonra glutatyonun etkisiyle bir pürin analoğu olan merkaptoürine çevrilen ve organ nakillerinde reddin engellenmesi amacıyla kullanılan bileşik.

AZOTLAMAK

Azotla karıştırmak veya birleştirmek.

AZOPRESSİN

Antidiüretik hormon.

AZOBACTER

Azobacteriaceae ailesinde olan ve atmosferik azotu kullanan bakteri grubu.

AZOTÖLÇER

Bir organik maddede bulunan azotun gaz hacmini ayarlamaya yarayan aygıt, azotometre.

AZOTLAMA

Azotlamak işi. Azotlu besin almayan bitki veya hayvanların dokularındaki serbest azotu belirleme.

AZONAL

Yeryüzünün herhangi bir noktasında enleme bağlı olmaksızın meydana gelen olay.

AZOTİ

Çakmaklı av tüfeğinin yemleme barutu.

AZOTÜRİ

İdrarda fizyolojik sınırların üzerinde üre gibi azot içeren bileşiklerin fazla miktarda bulunması hâli. Felçli miyoglobinüri.

AZOİK

En eski jeolojik sistem. İçinde fosil bulunmayan (toprak).

  -   -   -  

Anlamında AZO bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AZO geçen kelimeler listesi verilmiştir.

NİTROJEN

Azot.

ALBÜMİN

Bitkilerin, hayvanların doku ve sıvılarında bulunan, birleşimi karbon, oksijen, azot, hidrojen ve kükürt olan, suda eriyen, beyaza yakın renkte, yapışkan özellikte bir protein.

FAĞFUR

Çin imparatorlarına verilen unvan. Çin'de yapılmış kâse, tabak, vazo vb. porselen eşya.

AMONYAK

Azot ve hidrojen birleşimi olan, keskin kokulu bir gaz (NH3). İçinde bu gazın eritilmiş bulunduğu su, nişadır ruhu.

MOTORİN

Mazot.

DUBNİYUM

Atom numarası 105, atom ağırlığı 262 olan, 25 °C'de katı olduğu, gümüş renginde veya gri renkte olduğu tahmin edilen, kaliforniyum ile azot atomlarının reaksiyonu sonucu elde edilen yapay bir element (simgesi Db).

MAZOTLAMAK

Mazot tabakasıyla kaplamak. Yağlı parçaları mazotla temizlemek, yıkamak.

GAZOZCULUK

Gazozcunun yaptığı iş.

MAZOTLAMA

Mazotlamak işi.

AKARYAKIT

Benzin, gaz yağı, mazot vb. sıvı yakıt.

GUANO

Özellikle deniz kuşlarının pisliklerinin bir yerde uzun süreden beri birikip yığılmasıyla oluşan, azot ve fosfat bakımından zengin, gübre olarak kullanılan madde.

AZİT

Azothidrik asit HN3 teki hidrojenin yerine bir kökün geçmesi ile türeyen birleşikler.

AMAZON

Savaşa katılan kadınlara eski çağların Amazonlarına benzetilerek verilen san. Ata binen kadın.

BİBLO

Çeşitli maddelerden yapılmış olan heykel, vazo vb. zarif, küçük süs eşyası.

GAZÖLÇER

Belirli basınç altında gelen gazın hacmini ölçmeye yarayan araç, gazometre.

BEL

İşaret. İnsan bedeninde göğüsle karın, sırtla kalçalar arasında daralmış bölüm. Bardak, şişe, vazo vb.nin ortasındaki dar bölüm. Hayvanlarda omuz başı ile sağrı arası. Toprağı aktarmaya veya işlemeye yarayan, uzun saplı, ayakla basılacak yeri tahta, ucu sivri kürek veya çatal biçiminde bir tarım aracı. Dağ sırtlarında geçit veren çukur yer. Bu bölümün, sırtın altına rastlayan bölgesi. Ses şiddetiyle ilgili birim. Geminin orta bölümü. Meni.

İSKEMLE

Arkalıksız sandalye. Üstüne sigara tablası, çiçek vazosu vb. konulan küçük masa.

AZ

Nicelik, nitelik, güç, süre, sayı bakımından eksik, çok karşıtı. Alışılmış olandan, umulandan veya gerekenden eksik olarak. Azot elementinin simgesi.

KİYANUS

Doğada serbest olarak bulunmayan fakat birçok cismin birleşimine giren, karbon ve azottan oluşan bir gaz.

GAZOZCU

Gazoz yapıp satan kimse. Eğlence yerlerinde dolaşarak gazoz satan kimse, gazoz satıcısı.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük