Kelimeler arşivi içinde; sonunda "aylama" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. Sonu aylama ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında aylama olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde aylama olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DOLAYLAMA, KALAYLAMA, KOLAYLAMA, HALAYLAMA
EMAYLAMA, ONAYLAMA, OLAYLAMA, UCAYLAMA, UZAYLAMA
PAYLAMA, SAYLAMA, TAYLAMA, YAYLAMA, BAYLAMA, HAYLAMA
AYLAMA
AYLAMA
Aylamak işi.
YAYLAMA
Yaylamak işi.
KOLAYLAMA
Kolaylamak işi.
TAYLAMA
Taylamak işi.
UZAYLAMA
Genellikle, eldeki verilerin sınırı dışında kalan bir işleve özgü değerleri önceden kestirmek için yapılan çalışma.
ONAYLAMA
Onaylamak işi, tasdik, tasdikleme, konfirmasyon, sertifikasyon.
DOLAYLAMA
Tek kelimeyle belirtilebilecek bir kavramı güçlü ve etkin bir anlatım için birden fazla kelimeyle anlatma: Atatürk yerine büyük kurtarıcı veya Ankara yerine Türkiye'nin kalbi demek gibi.
BAYLAMA
Mayasız ekmek, pide. İple boyuna asılan muska.
SAYLAMA
Saylamak işi.
HAYLAMA
Haylamak işi. Ormanda avlanırken tavşan ve keklikleri saklandıkları yerden sopa ve taşla çıkarma.
HALAYLAMA
Vahşi hayvanları kaçırmak için bağırma: Bir ayı gördüm çok korktum, halaylıyamadım.
UCAYLAMA
Bir ışık demetini ucaylanmış duruma getirme. Elektromıknatıs dalgaların ışınımına belirli bir yön verme.
PAYLAMA
Paylamak işi, azar, azarlama, tekdir, tevbih, papara, saparta.
KALAYLAMA
Kalaylamak işi.
OLAYLAMA
Roman, hikâye, tiyatro eseri ve benzerleri edebi türlerde olayları oluşturma, yansıtma.
EMAYLAMA
Emaylamak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde AYLAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GEÇERLEMEK
Geçerliğini sağlamak, onaylamak, konfirme etmek.
İCAZET
İzin. Diploma. Onay, onaylama.
FIRÇA
Bir şeyin tozunu, kirini gidermekte veya bir şeye boya, cila sürmekte kullanılan, bir araya getirilerek bağlanmış kıl vb.nden yapılmış olan araç. Çökmeyi engelleyen bağların oynamasını veya kaymasını önlemek için aralara yerleştirilen direk parçası. Resim yapma sanatı ve biçimi. Paylama.
AMENNA
"Öyledir, doğru, diyecek yok, inandık" anlamlarında bir onaylama sözü.
EFENDİM
Bir sesleniş karşısında "buradayım" anlamında kullanılan bir söz. Anlaşılmayan bir sözü tekrarlatmak için söylenen bir söz. Karşı çıkma, paylama cümlesini pekiştirmek için söylenen bir söz.
AZARLAMAK
Kırıcı ve sert söz söylemek, paylamak, tekdir etmek.
BEĞENMEK
İyi ya da güzel bulmak. Onaylamak, kabul etmek, tasvip etmek. Benzerleri arasından birini seçip ayırmak.
KABUL
Bir şeye isteyerek veya istemeyerek razı olma. Akseptans. Konukları veya işi olanları yanına, katına alma. Bir öneriyi uygun bulma, onaylama. Bir yere alınma. Sunulan bir şeyi, armağanı alma.
KALAYLATMAK
Kalaylama işini yaptırmak.
KALAYLANMAK
Kalaylanma işi yapılmak veya kalaylama işine konu olmak.
AZAR
Paylama.
EVET
"Öyledir" anlamında kullanılan bir doğrulama veya onaylama sözü, olur, oldu, peki, tamam, ya, beli, ha, he. Sözü açan veya bağlayan bir söz. Olumlu cümlelerde anlamı pekiştiren bir söz.
HAŞLAMAK
Bir şeyi kaynar suya daldırmak. Kaynar sıvı bir şeyi yakmak. Sertçe paylamak, azarlamak. Suda kaynatarak pişirmek. Bir şeyin üstüne kaynar su dökmek. Dalamak. Don, kırağı bitkilere zarar vermek. Sızı vermek, acı vermek.
AĞIZLAMAK
Bir boğazın veya bir limanın ağzını ortalamak. Bir işi kolaylamak. Bir parçayı yuvasına geçirmek için önce yuvanın ağzını ayarlamak.
AZARLAMA
Azarlamak işi, paylama.
İTAP
Paylama, azarlama.
AHFEŞ
"Söylenen sözü anlamadan kafa sallayarak onaylamak" anlamında Ahfeş'in keçisi gibi başını sallamak deyiminde geçen bir söz.
DARILMAK
Hoşa gitmeyen bir tutum, davranış veya söz dolayısıyla gücenip görüşmez olmak, gücenmek, küsmek, ilgiyi kesmek. Azarlamak, paylamak. Gücenmek, kırılmak, alınmak, incinmek.
EVETLEMEK
Evet demek, onaylamak.
KAKIMAK
Bir kimsenin yaptığı işin beğenilmediğini kendisine sert sözlerle söylemek. Paylamak. Öfkelenmek, kızmak. Darılmak.