AYIRT ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ayırt" olan, toplam 20 adet kelime bulunmaktadır. ayırt ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ayırt ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ayırt olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

AYIRTABİLMEK

11 harfli kelimeler

AYIRTMANLIK, AYIRTABİLME, AYIRTLANMAK, AYIRTLAŞMAK, AYIRTTIRMAK

10 harfli kelimeler

AYIRTILMAK, AYIRTLAMAK, AYIRTTIRMA

9 harfli kelimeler

AYIRTILMA, AYIRTSAMA

8 harfli kelimeler

AYIRTMAK, AYIRTMAN, AYIRTMAÇ, AYIRTTIK

7 harfli kelimeler

AYIRTMA, AYIRTAÇ, AYIRTIM

6 harfli kelimeler

AYIRTI

5 harfli kelimeler

AYIRT

Bazı kelimelerin anlamları

AYIRT

Fark. Süzgeç, kevgir. Yol ya da su yollarının birleştiği yer, ayrım. Kıyı, çizgi, sınır: Yolun ayırdında beni bekle. Hastayı iyileştireceği ya da öldüreceği inancıyla yedirilen yiyecekler.

AYIRTLAŞMAK

Ayrılmak.

AYIRTMAK

Ayırma işini yaptırmak.

AYIRTLAMAK

Ayıklamak, seçmek, temizlemek. Seçmek, ayırıp çıkarmak. Fasletmek, halletmek, ayrrdetmek. Ayıklamak, temizlemek.

AYIRTMANLIK

Ayırtmanın görevi, mümeyyizlik.

AYIRTTIRMA

Ayırttırmak işi.

AYIRTSAMA

Söze güzellik katmak için iki nesne arasındaki ayrılığı belirtme sanatı. Ör. / Ruhunla mihr-i âlem-taba kimdir söyleyen birdir / O ecsama senin ruhsarın ervaha müessirdir.

AYIRTLANMAK

Ayrılmak, tefrik edilmek. Ayıklamak.

AYIRTILMA

Ayırtılmak işi.

AYIRTABİLME

Ayırtabilmek işi.

AYIRTILMAK

Ayırtma işine konu olmak.

AYIRTMAN

Sınavlarda, soruların hazırlanmasından notların verilmesine kadar bütün değerlendirme çalışmalarına katılan görevli, mümeyyiz.

AYIRTTIK

Aynı kökten türemiş türlü şekillerin bir takımında bulunan ortak türeme öğesi: dolmak ve doymak aynı kökten türemiş diye kabul edildiği takdirde birinin ayırttığı -I-, öbürünün -y- olur.

AYIRTTIRMAK

Ayırtma işini yaptırmak.

AYIRTMAÇ

Başka yere dikilmek üzere ağaçdan kesilen dal. Yol kavşağı, iki yolun ayrıldığı yer. Ağaç gövdesinden ayırarak koparılmış büyük dal.

AYIRTABİLMEK

Ayırtma imkânı veya olasılığı bulunmak.

  -   -   -  

Anlamında AYIRT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AYIRT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

NİTELİKSİZ

Ayırt edici özelliği olmayan, basit, düz. Nitelik bakımından üstün olmayan, kalitesiz.

KARAKTER

Ayırt edici nitelik. Bir kimsenin veya bir insan grubunun tutumu, duygulanma ve davranış biçimi. Basımda harf türü. Bireyin kendi kendine egemen olmasını, kendi kendisiyle uyum içinde bulunmasını, düşünüş ve hareketlerinde tutarlı, sağlam kalabilmesini sağlayan özellikler bütünü. Bir bireyin kendine özgü yapısı, onu başkalarından ayıran temel belirti ve bireyin davranış biçimlerini belirleyen, üstün ana özellik, öz yapı, ıra, seciye. Bir eserde duygu, tutku ve düşünce yönlerinden ele alınan kimse.

KARAKTERİZE

Ayırıcı niteliği ortaya konulmuş, ayırt edilmiş.

KOLOİT

Jelatin niteliğinde olan ve suda dağılmışı zarlardan geçmemekle billursulardan ayırt edilen maddelerin genel adı, billursu karşıtı.

CİNSİYET

Bireye, üreme işinde ayrı bir rol veren ve erkekle dişiyi ayırt ettiren yaradılış özelliği, eşey, cinslik, seks.

ÇALAR

Ayırtı.

KAYIRTMA

Kayırtmak işi.

MÜMEYYİZ

İyiyi, kötüyü, doğru ve yanlışı ayıran, seçen. Yazıları beyaz kâğıda temize çeken kimse. Ayırtman.

NİTELİK

Bir şeyin nasıl olduğunu belirten, onu başka şeylerden ayıran özellik, vasıf, keyfiyet. Bireyi, nesne veya yaşantının bir yönünü ötekilerden ayırt etmeye yarayan ve ölçülebilen özellik, keyfiyet. Bir şeyin iyi veya kötü olma özelliği, kalite.

IŞIK

Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji, erke, ziya, nur, şavk. Yüksek derecede ısıtılan cisimlerin veya çeşitli enerji biçimleriyle uyarılan cisimlerin gaz ışı yaydığı gözle görülen ışıma. Aydınlanmak için kullanılan elektrik. Bir yeri aydınlatmaya yarayan araç. Mutluluk, sevinç veya zekâdan doğan, özellikle yüzde ve gözlerde beliren parıltı. Yol gösteren, aydınlatan kimse, düşünce, eser vb.

NİTELİKLİ

Bir şeye ayırt edici özellik veren, vasıflı. Bir şeyi yapabilme niteliğini ve ustalığını kazanmış olan, kalifiye. Bir şeye nitelik bakımından üstünlük kazandıran, kaliteli.

DOĞRULTU

Yön, istikamet. Paralel olmayan iki sonsuz doğruyu birbirinden ayırt ettiren durum. Belli bir sonsuz doğrunun belirttiği tek yol, istikamet. Tutulan, izlenen yol.

ANTİSEMİTİZM

Yahudilere karşı düşmanca duygular besleyen ve Yahudilere karşı ayırt edici önlemler alınmasını isteyen görüş.

AYIRTMA

Ayırtmak işi. Otel, gazino, lokanta vb. yerlerle uçak, tren, otobüs gibi taşıtlarda yer ayırma işi, rezervasyon.

İŞLEV

Bir nesne veya bir kimsenin gördüğü iş, iş görme yetisi, görev, fonksiyon. Bir yapının gerçekleştirilebileceği ve onu başka yapılardan ayırt etme imkânı veren eylem türü, fonksiyon. Bir deneyi yaparken izlenen yol, izlev.

AYIRMAÇ

Bir şeyi benzerlerinden ayırt etmeye yarayan durum veya öge, farika.

KARIŞTIRMAK

Karışma işini yaptırmak. İçinde ne olduğunu anlamak veya aradığını bulmak amacıyla elle yoklamak. Ayırt edememek, tam olarak seçememek. Üstünkörü okumak. Göz atmak, araştırmak, incelemek. Kurcalamak, oynamak. Yemeği dibinin tutmaması için kaşıkla altüst etmek.

NÜANS

Ayırtı. İnce ayrım.

MÜMEYYİZLİK

Ayırtmanlık. Mümeyyizin görevi.

NUMARA

Bir şeyin bir dizi içindeki yerini gösteren sayı, rakam. Benzer şeyleri ayırt etmek için her birinin üzerine işaret olarak yazılan sayı. Eğlendirici oyunlardan her biri. Öğrenciye verilen not. Ölçü. Okullarda öğrencileri birbirinden ayırt etmek için her birine verilen sayı. Hile, düzen, dalavere, yalan.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük