Sonu AV ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "av" olan, toplam 163 adet kelime bulunmaktadır. Sonu av ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında av olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde av olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

İSKANDİNAV, GIRAVGIRAV, GÖKÇEPİLAV, KANLIPİLAV

9 harfli kelimeler

KUKUMİYAV

8 harfli kelimeler

YUGOSLAV, ALACATAV, ALAHANAV, BOŞDOLAV, CANANTAV, GÜÇSINAV, KANITSAV, KUKKULAV, KUKKUMAV, SANĞIRAV, ULUPİLAV

7 harfli kelimeler

ACARTAV, ACERTAV, BARINAV, BORATAV, DİNÇSAV, GARAÇAV, GENÇSAV, KAPANAV, KARAÇAV, KUKUMAV, OTOKLAV, ÜSGÜLAV

6 harfli kelimeler

ALATAV, HAVHAV, HECCAV, KIRNAV, KONKAV, MIRNAV, PASTAV, SAYLAV, ALAÇAV, ALAŞAV, CAKKAV, CASTAV, CIDDAV, CİNKAV, GAVGAV, GERMAV, GINNAV, GIRNAV, GOGRAV, GÖKSAV, GÜNSAV, İLKSAV, KAVLAV, KESSAV, KINNAV, KINTAV, KIRÇAV, LAVLAV, PAVPAV, PERTAV, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

İSLAV, MANAV, MİYAV, OKTAV, PİLAV, SINAV, SİMAV, ALTAV, BARAV, BEDAV, BEYAV, BIZAV, BİLAV, BİTAV, BİZAV, BUHAV, BULAV, BUZAV, CALAV, CIDAV, CINAV, CİCAV, CİLAV, CULAV, ÇİLAV, ÇİRAV, DALAV, DERAV, DIRAV, DOLAV, Devamını Oku »»

4 harfli kelimeler

SLAV, ABAV, ALAV, AMAV, ANAV, ARAV, ATAV, AZAV

3 harfli kelimeler

BAV, ÇAV, DAV, HAV, KAV, LAV, SAV, TAV, GAV, MAV, NAV, PAV, ŞAV, VAV, YAV

2 harfli kelimeler

AV

Bazı kelimelerin anlamları

AV

Karada, denizde, gölde veya akarsularda evcil olmayan hayvanları vurma veya yakalama işi, şikâr. Bir hayvanın bir başka hayvanı yemek için yakalaması. Tuzağa düşürülen, kendisinden yararlanılan kimse. Bu yollarla yakalanan hayvan.

ALACATAV

Çok kurumuş toprak, holü (nemi) kaçmış toprak: Bizim tarlanın alacatavı kaçmış.

KANLIPİLAV

Yemekli toplantı, şölen.

KUKUMİYAV

Baykuş.

BOŞDOLAV

Banyo.

İSKANDİNAV

Kuzey Avrupa yarımadalarının bütünü. İskandinavyalı.

YUGOSLAV

Yugoslavya halkından olan kimse.

KANITSAV

İlksavlı bir biçimsel dizgede kanıtlanabilen, başka bir deyişle ilksavlardan çıkarım kuralları yardımıyla türetilebilen tamdeyim. Temel mantıklı bir biçimsel dizgenin kanıtsavları yinelgen sayılabilir olan bir küme oluşturur. Tümdengelimci bir dizgede önsayıtlardan çıkarım kalıpları ya da kuralları aracılığıyla türetilen ya da kanıtlanabilen önerme.

KUKKULAV

Baykuş.

SANĞIRAV

Sağır.

CANANTAV

Yanardağ.

GIRAVGIRAV

Mavi renkli karga. Altıpatlar da denilen bir çeşit tabanca.

GÜÇSINAV

Suçluyu bulmak amacıyla sanıkları ateşe atmak, dağlamak, suya daldırmak, zehirlemek, birbirleriyle döğüştürmek, yaban hayvanlarının arasına bırakmak, yanıtlanması güç sorular sormak ve daha birçok deneylerden geçirerek yapılan geleneksel ve evrensel yargılama türü. (Bu yargılamalar sırasında, Tanrısal güçlerin koruyuculuğu altında bulunduklarına inanılan suçsuzların acı çekmemelerine ve dokuncayla karşılaşmamalarına karşın suçlular acının en büyüğünü duydukları gibi, çoğu kez sakat kalmakta ya da yaşamlarını yitirmektedirler.) bk. bakı. karşılığı kutbakı, büyü, simge.

ALAHANAV

Yarı kuru, yarı yaş toprak.

GÖKÇEPİLAV

Baykuş.

KUKKUMAV

Baykuş.

  -   -   -  

Anlamında AV bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AV geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ACELE

Hızlı yapılan, çabuk, tez, ivedi. Tez davranma gerekliliği. Vakit geçirmeden, tez olarak.

AB

Su. Avrupa Birliği'nin kısaltılmış hali.

ABDAL

Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.

AÇIKLANAN

Açıklamalar sonunda ortaya çıkması beklenen kavram, açıklayan.

ACEMİLİK

Acemi olma durumu, toyluk. Acemice davranış, toyluk.

ACIMIK

Mavikantaron.

ACELECİ

Tez iş gören, çabuk davranan, canı tez, farfara, fırtına gibi, içi tez, ivecen, iveğen, kıvrak, sabırsız, tez canlı, telaşlı, acul.

AÇIKGÖZLÜLÜK

Açıkgöz olanın durumu. Açıkgöze yakışacak davranış.

AÇIKLAMAK

Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.

AÇIKGÖZ

Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse).

AÇISAL

Açı ile ilgili, zaviyevi.

ADACYO

Yavaş, ağır bir biçimde çalınan beste.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

ADA

Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.

AÇIKLAYICI

Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.

ABACI

Aba yapan ya da satan kimse. Asalak. Bedavacı. Abadan giyecek yapan veya satan kimse.

ABLALIK

Abla olma durumu. Yakın ve koruyucu davranışta bulunma.

ABORJİN

Avustralya yerlisi.

ABARTMAK

Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek. Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak.

ABRAMAK

Fırtınalı havalarda gemiyi ustalıkla yönetmek. Başarmak, bir işi becermek.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük