ALU ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "alu" olan, toplam 26 adet kelime bulunmaktadır. alu ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu alu ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde alu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

ALUMİNOTERMİ

10 harfli kelimeler

ALUKDURMAK, ALURDAKSIZ, ALUTALAMAK

9 harfli kelimeler

ALUKLAMAK

7 harfli kelimeler

ALUNLUK, ALUSTAH, ALUŞGUN, ALUŞMAN

6 harfli kelimeler

ALUCRA, ALUMEL, ALUŞGA, ALUTÇA

5 harfli kelimeler

ALUCA, ALUÇA, ALULA, ALUTA

4 harfli kelimeler

ALUC, ALUÇ, ALUF, ALUĞ, ALUH, ALUK, ALUM, ALUV

3 harfli kelimeler

ALU

Bazı kelimelerin anlamları

ALU

Al, alıver: Şu taşı olu. Şaşma, korku bildirir ünlem. Âciz. Aşağı, geri, değersiz. Ahmak, aptal, sersem.

ALUŞGA

Nohutlu et veya tavuk suyuna kuşbaşı büyüklüğünde, yumurta ile yoğrulmuş hamur parçaları konulmak suretiyle yapılan yemek.

ALUMEL

Bileşiminde % 94.5 nikel, % 2 alüminyum, % 1 silisyum ve % 25 mangan bulunan, ısıI-çiftlerde kullanılan bir nikel alaşımı.

ALUCRA

Giresun iline bağlı ilçelerden biri.

ALUMİNOTERMİ

Metal ve ametallerin oksijenli bileşiklerin aluminyum metali vasıtasıyla indirgenmesine dayanan metal, ametal ve alaşımların elde edilmesi yöntemi. Yöntem ilk olarak 1859 yılında N.N.Beketov tarafından bulunarak kullanılmıştır. Bu yöntemle Al toz veya yonga biçiminde kullanılır. Mn, Cr, V, W ve birçok alaşımlar bu yöntemle elde edilirler.

ALUTÇA

Bursa şehrinde, Harmancık belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

ALUTALAMAK

Zayıf, halsiz kalmak, kuvvetten düşmek.

ALURDAKSIZ

Gelişigüzel, ilerigeri, münasebetsiz: Alurdaksız konuşup durma.

ALUŞMAN

Yayılan, şayi olan: Bizim çırağın kaçtığı aluşman oldu, duymadın mı?.

ALUÇA

Bir çeşit erik. Canlı. Sert çekirdekli, ekşi, erik cinsi taze meyve (Erzincan Merkez). Erik.

ALUNLUK

Boyna takılan süs eşyası.

ALUKLAMAK

Hayvanın sırtına çul, palan, semer gibi şeyleri koymak.

ALUKDURMAK

Söz vermek, inandırmak.

ALUCA

Abla. Bir çeşit erik. Daha âciz.

ALUSTAH

Tavan: Alustahdaki örümcekleri alıverin.

ALUŞGUN

Alışkan, alışık.

  -   -   -  

Anlamında ALU bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ALU geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KEFAL

Kefalgillerden, orta büyüklükte, çok pullu, küt başlı, gümüş renginde, beyaz etli bir balık, topbaş balık (Mugil cephalus).

SAKATLIK

Sakat olma durumu, malullük, maluliyet. Kaza, terslik. Yanlış, kusur, hata.

DUBAR

Kefalgillerden, 30-40 santimetre uzunluğunda, eti lezzetli bir tür balık (Mugil cephalus).

PELİKAN

Pelikangillerden, pembeye çalan beyaz tüylü, kanatları gri renkli, alt gagasında deriden bir kesesi olan iri kuş, kaşıkçı kuşu (Pelecanus onocrotalus).

BİLGİ

İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat. Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam. Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler. İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf. Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf. Bilim.

ELMA

Gülgillerden, çiçekleri pembe veya beyaz bir ağaç (Pirus malus). Bu ağacın kabuğu parlak, sert, kırmızı, sarı ve yeşil renkte, kokusu hoş, tadı ekşi veya tatlı, dokusu gevrek, ufak çekirdekli meyvesi.

BİLGİSİZ

Bilgi sahibi olmayan, bilisiz, malumatsız, cahil. Aymaz.

BİLİNEN

Değeri belli olan (nicelik), bilindik, malum.

GEVEN

Baklagillerden, çok yıllık, bazı türlerinden kitre denilen zamk çıkarılan, dikenli bir çalı, keven (Astragalus).

SINCAN

Sakızlı bir tür dikenli çalı (Astragalus).

MEÇHUL

Bilinmeyen, bilinmedik. Edilgen fiil, malum karşıtı. Bilinmeyen.

MALUMATSIZLIK

Malumatsız olma durumu.

JALUZİSİZ

Jaluzisi olmayan.

JALUZİLİ

Jaluzisi olan.

BELLİ

Beli olan. Bilinmedik bir yanı olmayan, malum. Belirli, muayyen. Gizli olmayan, ortada olan, anlaşılan, bedihi, zahir, aşikâr.

BOZGEVEN

Yurdumuzda Erciyes dağında yetişen bir tür geven (Astragalus microcephalus).

ETKEN

Etki eden şey, faktör. Bir madde üzerinde belli bir değişiklik yapan şey, müessir. Doğrudan doğruya öznenin yaptığı işi anlatan, öznesi belli olan fiil, etken fiil, aktif, aktif fiil, malum, edilgen karşıtı.

PAÇOZ

Kefal türünden bir balık (Mugil cephalus). Uyumsuz, özensiz giyinmiş kimse. Fahişe.

SANDAL

Sandalgillerden, kerestesi sert ve kokulu bir ağaç (Santalum album). Sandalet. İnsan taşıyacak biçimde yapılmış, kürekle yürütülen deniz teknesi.

BİLGİLİ

Bilgi sahibi olan, malumatlı, malumattar, malumat sahibi, haberli. Bilgiye dayalı bir biçimde.