ALDI ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "aldı" olan, toplam 26 adet kelime bulunmaktadır. aldı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu aldı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde aldı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

ALDIRILABİLMEK

13 harfli kelimeler

ALDIRIŞSIZLIK, ALDIRILABİLME, ALDIRTABİLMEK

12 harfli kelimeler

ALDIRABİLMEK, ALDIRIŞSIZCA, ALDIRTABİLME

11 harfli kelimeler

ALDIRMAZLIK, ALDIRABİLME

10 harfli kelimeler

ALDIRIŞSIZ, ALDIRAYLAZ, ALDIRILMAK

9 harfli kelimeler

ALDIRTMAK, ALDIRAYAZ, ALDIRILMA, ALDIVERDİ

8 harfli kelimeler

ALDIRMAK, ALDIRMAZ, ALDIRTMA, ALDIĞINA, ALDIRMAH

7 harfli kelimeler

ALDIRIŞ, ALDIRMA, ALDIRIK

5 harfli kelimeler

ALDIÇ

4 harfli kelimeler

ALDI

Bazı kelimelerin anlamları

ALDI

"söylemeye başladı" anlamında kullanılan bir söz.

ALDIRIŞSIZLIK

Aldırışsız olma durumu.

ALDIRILMAK

Aldırma işi yapılmak.

ALDIRTABİLMEK

Aldırtma imkânı veya olasılığı bulunmak.

ALDIRAYLAZ

Aldır ayaz, her yanı açık.

ALDIRIŞSIZCA

Aldırışsız bir biçimde.

ALDIRTMAK

Alma işini başkasına yaptırmak.

ALDIRABİLMEK

Aldırma imkânı veya olasılığı bulunmak.

ALDIRILABİLME

Aldırılabilmek işi.

ALDIRIŞSIZ

Aldırmaz, umursamayan.

ALDIRAYAZ

Her yanı açık, soğuk olan yer: Amcamın evi aldırayazmış. Çırılçıplak, giyimi bozuk adam: Adamcağız aldırayaz ortada kalmış. Yıldızlı, açık gece: Bu gece hava aldırayazdı.

ALDIRILABİLMEK

Aldırılma imkânı veya olasılığı bulunmak, kolayca aldırılmak.

ALDIRMAZLIK

İlgisizlik.

ALDIRILMA

Aldırılmak işi.

ALDIRABİLME

Aldırabilmek işi.

ALDIRTABİLME

Aldırtabilmek işi.

  -   -   -  

Anlamında ALDI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ALDI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ASES

Osmanlı Devleti'nde Yeniçeri Ocağının kaldırılmasından önceki güvenlik görevlisi. Gece bekçisi.

ALİ

Yüce, yüksek. "Kurnazca ve haince düzen" anlamında Ali Cengiz oyunu, "çok zorba" anlamında Ali kıran baş kesen, "bir kimse birinden aldığını ötekine, ötekinden aldığını bir başkasına vererek işini yürütmek" anlamında Ali'nin külahını Veli'ye, Veli'nin külahını Ali'ye giydirmek deyimlerinde geçen bir söz.

ALDIRIŞ

Aldırma işi.

ANESTEZİ

Canlı vücudunun tümünde veya bir bölgesinde ağrı, ısı, ışık ve dokunma gibi tüm duyuların ortadan kaldırılması, duyu yitimi. Belirli bir sinirin hasarına bağlı olarak vücutta ilgili bölgede ortaya çıkan duyu olmaması.

ASİLEŞMEK

Karşı gelmek, başkaldırmak, isyan etmek.

AJİTASYON

Körükleme. Duygu sömürüsü yapma. Kişinin ruhsal gerginliğini dışa vurması sonucu oluşan etrafına karşı saldırganlık durumu. İnsanın zihninde ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma. Çırpıntı.

ARAYÜZ

Bilgisayar yazılımlarının kullanıcı tarafından çalıştırılmasını sağlayan, çeşitli resimlerin, grafiklerin, yazıların yer aldığı ön sayfa.

ALMAK

Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

ALDIRTMA

Aldırtmak işi.

ARŞİVLEMEK

Arşive kaldırmak, arşivde saklamak.

AGRESİF

Saldırgan.

ALDIRMA

Aldırmak işi.

ASİLİK

Başkaldırıcılık.

APİKO

Geminin, zinciri toplayıp demirini kaldırmaya hazır olması. Derli toplu, süslü, şık. Hazır, tetik.

ARABA

Tekerlekli, motorlu veya motorsuz her türlü kara taşıtı. Bu taşıtın aldığı miktarda olan.

AGRESİFLİK

Saldırgan olma durumu.

ANTLAŞMA

İki veya daha çok devletin saldırmazlık, savaşta iş birliği vb. konularda kararlaştırdıkları ilkelere uygun davranmayı kabul etmeleri durumu, ahit, muahede, ahitleşme, pakt. Bu durumu belirten belge.

ADIM

Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.

ALABORA

Geminin yan yatması. Bir serenin yatay durumdan düşey duruma getirilmesi. Selamlamak için filika küreklerinin yukarıya kaldırılması. Balığı toplamak için dalyan ağının yukarıya alınması.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük