AKO ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ako" olan, toplam 45 adet kelime bulunmaktadır. ako ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ako ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ako olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

AKORTSUZLAŞTIRMAK

16 harfli kelimeler

AKORTSUZLAŞTIRMA

14 harfli kelimeler

AKORTSUZLAŞMAK, AKONDROGENEZİS

13 harfli kelimeler

AKORTSUZLAŞMA

12 harfli kelimeler

AKOMPANYATÖR, AKONDROPLAZİ

11 harfli kelimeler

AKORDİYONCU, AKORTLANMAK, AKORTLATMAK, AKORTSUZLUK, AKOMODASYON

10 harfli kelimeler

AKORDEONCU, AKORTLAMAK, AKORTLANMA, AKORTLATMA, AKORTÇULUK

9 harfli kelimeler

AKORDİYON, AKORTLAMA, AKONTİYUM, AKORDEDER

8 harfli kelimeler

AKONİTİN, AKORDEON, AKORTSUZ, AKONİTAZ, AKONİTUM

7 harfli kelimeler

AKORTÇU, AKORTLU, AKOBBAH, AKOLÜRİ, AKORLUK

6 harfli kelimeler

AKOCAK, AKOLUK, AKOZAN

5 harfli kelimeler

AKONT, AKORT, AKOBA, AKOLİ, AKOVA

4 harfli kelimeler

AKOR, AKOB, AKOL, AKOS, AKOZ

3 harfli kelimeler

AKO

Bazı kelimelerin anlamları

AKO

Deli, serseri.

AKORTLANMA

Akortlanmak işi.

AKORTLANMAK

Akortlama işi yapılmak.

AKORTLATMAK

Akortlama işini yaptırmak.

AKORDEONCU

Akordiyoncu.

AKORTSUZLUK

Ses düzensizliği ya da ayarsızlığı. Radyoda gerçek ayar frekansı ile doğru değeri arasındaki sapma.

AKONDROPLAZİ

Fibroblast çoğalmasını düzenleyen genin mutasyonundan kaynaklanan, iskelet sistemindeki kıkırdak doku gelişiminin az veya hiç olmamasıyla belirgin, en önemli cücelik nedeni olarak değerlendirilen genetik bozukluk. Kimi köpek ırklarının doğal vücut yapısı bu özelliktedir.

AKOMODASYON

Uyum, uyum süreci. Farklı mesafelerdeki cisim görüntülerinin retina üzerine net düşmesini sağlamak için kaslar aracılığıyla göz merceğinin bu değişik mesafelere kendisini ayarlaması veya uyum sağlama mekanizması.

AKORTSUZLAŞMA

Akortsuzlaşmak durumu.

AKONDROGENEZİS

Ayak ve bacak kemiklerinin, kemik ve kıkırdaklardaki bozukluklar nedeniyle, aşırı derecede kısalmasıyla belirgin bir yapılış bozukluğu.

AKORTSUZLAŞTIRMAK

Ses düzensizliği veya ayarsızlığı meydana getirmek. Radyoda bir ayar frekansında sapma meydana getirmek.

AKOMPANYATÖR

Bir parça çalındığı zaman ses veya bir aletle ona eşlik eden kimse.

AKORTLAMAK

Akort etmek.

AKORTSUZLAŞTIRMA

Akortsuzlaştırmak işi.

AKORDİYONCU

Akordiyon çalan kimse, akordeoncu.

AKORTSUZLAŞMAK

Akordu bozulmak.

  -   -   -  

Anlamında AKO bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AKO geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKORTSUZ

Akordu olmayan, akort edilmemiş, akordu bozuk. Birbirini tutmayan, uyumsuz.

FARMAKODİNAMİK

Farmakodinami ile ilgili.

ARMONİKA

Yan yana sıralanmış deliklerden her biri üflendiğinde ayrı notada sesler çıkaran küçük ağız çalgısı, mızıka, armonik. Akordiyon.

AKORTLATMA

Akortlatmak işi.

BÖCEK

Eklem bacaklıların, altı bacaklı, çoğu kanatlı ve vücutları baş, göğüs, karın olarak eklemlerden oluşmuş hayvan sınıfı, haşere. Istakoza benzer, uzunluğu 30-40 santimetre kadar olan, sarı renkli, kısa kıskaçlı, yenilen bir deniz hayvanı. Kelebek, kurt ve tırtılın dışında kalan küçük hayvancıklar.

AKORTLU

Akordu olan, akort edilmiş.

HÜCUMBOT

Görevi saldırmak olan, torpidolarla donatılmış, keşif ve karakol görevlerini de yapan, çok hızlı, küçük savaş gemisi.

DÜZEN

Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Dolap, hile. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bez dokuma tezgâhı. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Yerleştirme, tertip. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Alet edevat takımı.

AKORDEON

Akordiyon.

BAT

Kurşun boruların ağzını açmakta kullanılan, şimşirden yapılmış, ucu sivri bir takoz türü.

ÇAKOZLAMA

Çakozlamak durumu.

DEVRİYE

Karakol. Osmanlılarda ilmiye sınıfından olan kimselere verilen derece.

DÜZENLEMEK

Düzenli, düzgün duruma getirmek, düzen vermek, tanzim etmek. Düzenleme yapmak. Müzik aletlerini akort etmek. Yapmak, hazırlamak.

AKORDİYON

Üstündeki düğmelere veya tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı, akordeon, armonika. Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma.

BESİ

Yaşatmak ve geliştirmek için gereken besinleri yedirip içirme işi. Bir şeyi istenilen durumda tutmak veya oturtmak için kullanılan takoz vb. şeyler.

BAŞAKORTÇU

Müzik aletlerini akort edenlerin başı.

ARPEJ

Bir akort oluşturan seslerin birbiri arkasından çalınması.

AKORTLAMA

Akortlamak işi.

ISTAKOZ

Istakozlardan, suda yaşayan, birinci ayak çifti güçlü iki kıskaç durumunda gelişmiş bulunan, beyaz eti için avlanan iri bir böcek (Homarus vulgaris).

HIZÖLÇER

Motorlu araçlarda hız ölçüm aygıtı, takograf, takometre, takigraf.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük