Kelimeler arşivi içinde; sonunda "af" olan, toplam 221 adet kelime bulunmaktadır. Sonu af ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında af olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde af olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
RADYOKROMATOGRAF
RADYOKARTOGRAF
FOTOMAKROGRAF, FOTOMİKROGRAF, ULTRASONOGRAF
AKSELEROGRAF, NAKİBÜLEŞRAF, RADYOTELGRAF, SİNEMATOGRAF, NAKIBÜLEŞRAF, OTORADYOGRAF
BİBLİYOGRAF, DAKTİLOGRAF, FONOTELGRAF, KARDİYOGRAF, LEKSİKOGRAF, DERMATOGRAF, SPEKTROGRAF
ŞAPİROGRAF, ANTEROGRAF, POLAROGRAF
ÇİNKOGRAF, HELYOGRAF, HİDROGRAF, KARTOGRAF, KOREOGRAF, KRONOGRAF, LAFÜGÜZAF, PALEOGRAF, PANTOGRAF, SİSMOGRAF, STENOGRAF, TERMOGRAF, ÇARHETRAF, OSİLOGRAF, RADYOGRAF, TELEGIRAF
BAROGRAF, BATİSKAF, BERTARAF, BİYOGRAF, DEMOGRAF, ETNOGRAF, FONOGRAF, FOTOĞRAF, İSTİHDAF, İSTİHFAF, İSTİKŞAF, MUVAZZAF, PARAGRAF, SANTRHAF, TAKİGRAF, TAKOGRAF, TOPOĞRAF, TELEGRAF, HANHARAF, HONGURAF, İSTİHLAF, İSTİNKAF, NOMOGRAF, TELGIRAF, TİLGIRAF, TOMOGRAF
BİTARAF, İHTİLAF, İNHİRAF, İNKİŞAF, İNSİRAF, İSTİNAF, OTOGRAF, TELGRAF, EHDİLAF, FOTURAF, MASARAF, MESİRAF
CAFCAF, ÇARŞAF, İTİLAF, İTİRAF, KEŞŞAF, MASRAF, MUSHAF, SARRAF, ŞEFFAF, ÇERŞAF, EDİRAF, EŞİRAF, ETİRAF, GARRAF, GASNAF, GÜLLAF, HIRKAF, İTİKAF, KEŞKAF, KIRKAF, KURGAF, KURĞAF, KURKAF, MARŞAF, MAŞRAF, MAZZAF, MESRAF, PADŞAF, PARTAF, PASDAF, Devamını Oku »»
AGRAF, AHLAF, ELYAF, ESLAF, ESNAF, EŞRAF, ETRAF, EVKAF, EVSAF, HİLAF, HOŞAF, İNSAF, İSRAF, İTHAF, İTLAF, KAVAF, KİFAF, MUTAF, PARAF, SAHAF, SAKAF, TARAF, TAVAF, TUHAF, YULAF, ZİFAF, ZİHAF, ALLAF, ARDAF, ATRAF, Devamını Oku »»
ARAF, MUAF, ZAAF, ALAF, ASAF, ELAF, GRAF, ILAF, IRAF, İLAF, İTAF, TUAF, ULAF
GAF, HAF, LAF, RAF, SAF, BAF, KAF, MAF, NAF, PAF, ŞAF, TAF
AF
AF
Bir suçu, bir kusuru veya bir hatayı bağışlama. Görevden çıkarılma.
ULTRASONOGRAF
Ultra ses kullanılarak elde edilen görüntü.
SİNEMATOGRAF
Görüntüleri film üzerine kaydetmeye yarayan araç.
DAKTİLOGRAF
Yazı makinesi ile yazı yazan kimse, daktilo.
RADYOKROMATOGRAF
Bir karışımın çeşitli bileşenlerinin etkinlik eğrisini, kromatografi yöntemiyle, ışınım bulucusu önünden geçen bir şerit üzerine çizmeye yarayan aygıt.
BİBLİYOGRAF
Bibliyografya uzmanı, kaynakları bilen uzman.
FOTOMAKROGRAF
Büyütülmüş fotoğraf.
RADYOTELGRAF
Telsiz telgraf.
RADYOKARTOGRAF
Vücudun bir bölümündeki radyoaktiflik dağılımının grafiğini çıkarmaya yarayan aygıt.
FOTOMİKROGRAF
Mikroskobik bir nesnenin bir kamera ile donatılmış mikroskoptan elde edilen ve büyütülmüş fotoğrafı.
NAKIBÜLEŞRAF
İslam Peygamberinin soyundan gelenler arasından seçilip, onların her işini gören ve onları devlet önünde temsil eden başkanın sanı.
NAKİBÜLEŞRAF
Peygamber soyundan olanların işlerine bakmak üzere kendi aralarından seçtikleri görevli.
AKSELEROGRAF
İvmeyazar.
KARDİYOGRAF
Elektrokardiyograf.
FONOTELGRAF
Telefonla iletilen telgraf.
OTORADYOGRAF
Otoradyografi tekniği kullanılarak elde edilen radyoaktif işaretli molekül ya da yapının fotoğrafı.
Bu bölümde tanımı içerisinde AF geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.
ADAY
Bir görev, bir iş için kendini ileri süren veya başkaları tarafından ileri sürülen kimse. Bir iş için yetiştirilmekte, eğitilmekte olan kimse, namzet.
ACAYİP
Sağduyuya, göreneğe, olağana aykırı, garip, tuhaf, yadırganan, yabansı. Şaşma anlatan bir söz.
ACAYİPLİK
Acayip olma durumu, yabansılık, gariplik, tuhaflık.
ADALET
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.
AÇINSAMAK
Bir yerin özelliklerini ortaya çıkarmak için araştırma ve inceleme yapmak, istikşaf etmek.
ACAR
Atılgan. Güçlü ve becerikli, çevik, enerjik. Yeni. Güneybatı Kafkasya'nın Türkiye sınırına yakın bölgesinde yaşayan bir halk, Acara.
AFALLAMA
Afallamak durumu.
ADAMAK
Bir dileğin gerçekleşmesi amacıyla kutsal olduğuna inanılan bir güce niyette bulunmak, nezretmek. İthaf etmek. Bir şeyle yoğun olarak ilgilenmek. Kutsal saydığı bir şey uğruna kendini feda etmek üzere söz vermek. Ayırmak, tahsis etmek.
ABİYE
Gece kıyafeti.
ACUBE
Tuhaf kimse. Tuhaf, alışılmadık, garip şey.
ADA
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.
AFACANLIK
Afacan olma durumu, yaramazlık.
AÇIKLIK
Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.
ADIM
Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.
AÇINIM
Açınma işi, inkişaf. Bir cismin yüzeylerinin açılıp bir düzlem üzerine yayılması, inkişaf.
ABANİ
Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.
AÇINSAMA
Açınsamak işi, istikşaf.
AFACANLAŞMA
Afacanlaşmak durumu.
ABDÜLLEZİZ
Akdeniz bölgesinde ve Afrika'da yetişen, çok yıllık, yumrulu ve otsu bir bitki (Cyperus esculentus). Bu bitkinin yemiş olarak yenilen, tatlı ve yağlı ürünü.