ADU ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "adu" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. adu ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu adu ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde adu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ADU

Mısır, darı. Tahta kaşık yapımında kullanılan ucu eğri demirden, sapı ağaçtan oyma aygıtı. (Güllüce Gümüşhacıköy Amasya).

ADUKTOR

Hayvanın vücuduna eklemle bağlı kol, bacak gibi bir uzuv veya benzer bir uzantıyı içeriye veya bir diğer kısma çekmeye yarayan kas.

ADUM

Adım.

  -   -   -  

Anlamında ADU bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ADU geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DARMADUMANLIK

Darmaduman olma durumu.

FELDSPATLAR

En önemli mineral grubu. (Başlıca üç bölüme ayrılırlar: 1 . Potasyumlu feldspatlar. ortoklas: K (Al Si3O8); özdeş bileşiminde monoklinal sanidin, adular ile triklinal mikroklin bu gruptandır. Sodyumlu feldspatlar, albit: Na (Al Si2O8); triklinal. Kalsiyumlu feldspat, anortit: Ca (Al2 Si2O8); triklinal. bu üç grubun hiç bir üyesi katkısız olmayıp kendi aralarında karışım kristaller oluştururlar. Karışımda en çok albit ve anortit vardır ve bu sıraya plajioklas adı verilir, albit-anortit oranına göre oligoklas, andezin, labrador-bitovnit türlerine ayrılırlar. hepsinde metalik olmayan parıltı, çizgi ak; sertlik yaklaşık olarak 6, yoğunluk yaklaşık olarak 2.5'tir. Çoğu triklinal, birkaçı monoklinaldir.).

EKŞİKARA

Büyük, siyah, sulu ve iri taneli bir çeşit üzüm. Siyah, sulu iri ve ekşi karadut.

DURMAK

Hareketsiz durumda olmak. Ara vermek. Varlığını sürdürmek. Birisinin malı olarak bulunmak ya da o malla ilişkisi olmak. İşlemez olmak, çalışmamak. Dinmek, kesilmek. Bir konuyla çok ilgilenmek, üstüne düşmek. Beklemek, dikilmek. Bir yerde olmak veya bulunmak. Yaşamak. Bir yerde bir süre oyalanmak, eğlenmek, eğleşmek, tevakkuf etmek. Kalmak. Belli bir durumda, bir görevde bulunmak. Var olmak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur: Çalışadurmak, bakadurmak, getiredurmak, yiyedurmak gibi.

GARAHÜLÜ

Karadut.

GABADURAH

Kabadurak (köy).

BAKAYAZMAK

Bakacak gibi olmak. Bakadurmak.

KIŞGANA

Karadut : Bu yıl kışganalar çok verimli.

GADA

Dert, hastalık. Belâ. Kardeş. Teyze. Ağabey. Kaza, bela. Dert, keder, üzüntü. Eski türkçe kadaş: Arkadaş. "Yunus gadam annadur.". Eski türkçe kadaş: kardeş; arkadaş. Kadar. Bela. Erkek kardeş (Çayağzı). Kaza, dert (Gadan alım şeklinde kullanılır.). Kadar (Kuşu). Kadar (bk. kada, kadar, kadan).

AST

Alt. Birine göre alt aşamada olan kimse, madun. Rütbe veya kıdemce küçük olan asker. Birinin buyruğu altında olan görevli, madun.

IŞIKEKSİUCU

Üzerine ışık düştüğünde elektron yayan ışığaduyar özdekle sıvanmış eksiuç.

ADANAT

Ekin demetlerini arabaya yüklemekte kullanılan üç çatallı alet, dirgen, anadut.

ALT

Bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı. Birkaç şeyden aşağıda olan. Bir şeyin yere yakın bölümü. Birine göre daha aşağı mevkide olan kimse, madun. Sınıflamalarda ikinci derecede olan. Bir nesnenin tabanı. Oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü.

MORİNA

Mezgitgillerden, kuzey denizlerinde yaşayan, eti yenilen, karaciğerinden yağ çıkarılan bir balık (Gadus morrhua).

MEZGİT

Mezgitgillerden, Avrupa ve Türkiye denizlerinde yaşayan, uzun vücutlu, büyük ağızlı, eti lezzetli bir balık, tavuk balığı (Gadus merlangus).

BAKADURMA

Bakadurmak işi.

BETÜLAY

Namuslu, iffetli, ay gibi güzel kadun.

KARAHÜLÜN

Karadut.

ADANAK

Ekin demetlerini arabaya yüklemekte kullanılan üç çatallı alet, dirgen, anadut.

ÇABALAYADURMA

Çabalayadurmak işi.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük