YÜKSEK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "yüksek" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. yüksek ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu yüksek ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yüksek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

YÜKSEKISIÖLÇER, YÜKSEKLİKÖLÇER

13 harfli kelimeler

YÜKSEKÖĞRENİM, YÜKSEKÖĞRETİM

11 harfli kelimeler

YÜKSEKBASKI, YÜKSEKYAYLA

10 harfli kelimeler

YÜKSEKOKUL, YÜKSEKOLUK, YÜKSEKÖREN, YÜKSEKTEPE

9 harfli kelimeler

YÜKSEKKÖY, YÜKSEKLİK, YÜKSEKOBA, YÜKSEKOVA

8 harfli kelimeler

YÜKSEKLİ

6 harfli kelimeler

YÜKSEK

Bazı kelimelerin anlamları

YÜKSEK

Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı. Yukarıda, üst tarafta olan yer. Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan. Normal değerlerin üstünde olan. Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan. Güçlü, şiddetli. Derece ya da makamı bakımından üstün. Erdemli, faziletli. Etkili.

YÜKSEKLİ

Nevşehir ili, Gümüşkent bucağına bağlı bir bölge.

YÜKSEKYAYLA

Çorum şehrinde, Alaca ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Samsun şehrinde, Terme ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

YÜKSEKOKUL

Üst düzeyde uygulayıcı meslek elemanı yetiştiren yükseköğretim kurumu, akademi.

YÜKSEKKÖY

İçel şehri, Yenice nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. İzmir ili, Aliağa ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Rize şehri, Güneysu ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Şırnak kenti, İdil ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

YÜKSEKLİK

Yüksek olma durumu. Geometrik biçimlerde, tabandan tepeye olan uzaklık. Yükselti. Bir yıldızdan gelen ışın ile ufuk düzlemi arasındaki açı.

YÜKSEKOBA

Artvin kenti, Sarıgöl nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

YÜKSEKBASKI

(Resim) Ağaçbaskı, linolyum gibi, yalnız basılacak bölümleri bırakılıp öbür yerleri çıkarılmış plaklarla yapılan baskı çeşidi. a. bk. derinbaskı, düzbaskı, linoloyma, ağaçbaskı.

YÜKSEKÖREN

Adana kenti, Aladağ ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Adana ili, Tepecikören nahiyesine bağlı bir yer.

YÜKSEKOLUK

İçel şehri, Arslanköy nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

YÜKSEKTEPE

Mardin şehrinde, Kızıltepe ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Şanlıurfa kenti, Ceylânpınar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

YÜKSEKLİKÖLÇER

Bulunulan yerin yüksekliğini gösteren aygıt, altimetre.

YÜKSEKÖĞRETİM

Üniversiteleri yönetmek görevini ve sorumluluğunu taşıyan birimlerden oluşan kuruluş. Ortaöğretimi bitirenlere, üniversite, akademi vb. eğitim kurumları tarafından planlanıp uygulanan öğretim.

YÜKSEKÖĞRENİM

Ortaöğrenim düzeyi üstündeki öğrenim, yüksek tahsil.

YÜKSEKISIÖLÇER

Işık, ışınım ve ısılçilft ile, elektrik direncinin özelliklerinden yararlanarak yüksek sıcaklık ölçen aygıt.

YÜKSEKOVA

Hakkâri iline bağlı ilçelerden biri.

  -   -   -  

Anlamında YÜKSEK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YÜKSEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALIŞTIRMA

Alıştırmak işi. Vücudun gücünü ve dayanıklılığını artırmak için yapılmış olan uygulama, hazırlık çalışması, idman, egzersiz, antrenman. Bir beceriyi, bilgiyi kazanmak için yapılmış olan tekrar, temrin, talim, egzersiz. Bir araç motorundan tam verim elde edilebilmesi için ilk dönemlerinde yüksek devirde düşük hızda çalıştırılması, rodaj.

AKADEMİ

Yüksekokul. Çıplak modelden yapılmış insan resmi. Bilginler, yazarlar, sanatçılar kurulu.

ALÇALTI

Yüksekliği az olan alan. Küçük düşürme, hor görme.

ARTIRMAK

Artmasını sağlamak, çoğaltmak. Tutumlu davranıp biriktirmek, tasarruf etmek. Herhangi bir davranışta ileri gitmek. Bir malı başka alıcıların verdiği fiyattan daha yüksek bir fiyatla almak istemek.

ASANSÖR

İnsanları, yükleri bir yapının bir katından ötekine veya yüksek yerlere çıkarıp indiren, elektrikle işleyen araç.

ALTİMETRE

Yükseklikölçer.

AHİLİK

Cömertlik. Kökleri eski Türk törelerine dayanan ve Anadolu'da yüksek bir gelişim gösteren esnaf, zanaatçı, çiftçi vb. bütün çalışma kollarını içine alan ocak.

AKBABA

Akbabagillerden, başı ve boynu çıplak olan, dağlık yerlerde yaşayan, leşle beslenen, çok yüksekten uçarak keskin gözleriyle çok uzakları görebilen, iri ve yırtıcı bir kuş, kerkes (Vultur monachus). İhtiyar. Çıkarı için başkalarını sömüren.

ARŞ

İslam inanışına göre göğün en yüksek katı. "Yürü" komutu.

ALÇAK

Yerden uzaklığı az olan, yüksek karşıtı. Kısa (boy). Bile bile en kötü, en ahlaksızca davranışlarda bulunan, aşağılık, soysuz, namert, rezil, hain. Aşağıda olan, yüksek olmayan (yer).

ALÇALMAK

Alçak duruma gelmek, yüksekten aşağı doğru inmek. İnsanın değeri azalmak.

ALİ

Yüce, yüksek. "Kurnazca ve haince düzen" anlamında Ali Cengiz oyunu, "çok zorba" anlamında Ali kıran baş kesen, "bir kimse birinden aldığını ötekine, ötekinden aldığını bir başkasına vererek işini yürütmek" anlamında Ali'nin külahını Veli'ye, Veli'nin külahını Ali'ye giydirmek deyimlerinde geçen bir söz.

ANTİSİKLON

Yüksek basınçlı atmosfer kütlesi.

ASTROPİKAL

Tropikal bölgelere yakın fakat daha yüksek bir enlemde olan.

ARZ

Sunma. Piyasaya mal sürülmesi, sunu. Yer, yeryüzü. En, genişlik. Yüksek bir makama anlatma, bildirme.

ALTIN

Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Altından yapılmış sikke. Üstün nitelikli, değerli. Bu elementten yapılmış.

ALEM

Bayrak. Minare, kubbe, sancak direği vb. yüksek şeylerin tepesinde bulunan, madenden yapılmış ay yıldız veya lale biçiminde süs, ayça. Simge.

ANAHTAR

Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.

ASTRONOMİK

Gök bilimsel. Aşırı, çok yüksek, çok veya aşırı fazla.

ALPYILDIZI

Dağların çok yüksek yamaçlarında yetişen bir çiçek (Paradisia liliastrum).