Kelimeler arşivi içinde; sonunda "vari" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. Sonu vari ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında vari olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde vari olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
PEYGAMBERVARİ
AMERİKANVARİ
MAHALLEVARİ
ÇAPRAZVARİ, YENGEÇVARİ, SLOGANVARİ
BALONVARİ, KUKLAVARİ
TÜRKVARİ
HAÇVARİ, PERVARİ
SÜVARİ, SUVARİ, SİVARİ, KUVARİ, HAVARİ
VARİ
VARİ
Maymunlar (Primates) takımının, makigiller (Lemuridae) familyasından, 50 cm kadar uzunlukta, 50 cm kadar kuyruğu olan, kara, beyaz ya da kanşık renkli, Madagaskar'da yaşayan bir tür. (Lemur variegatus) Maymunlar (Primates) takımının makigiller (Lemuridae) familyasından bir memeli türü. Uzunluğu 50, kuyruğu 50 cm. Kara, beyaz ya da karışık renklidir. Madagaskarda yaşar.
MAHALLEVARİ
Mahalle yaşayışına uygun.
KUKLAVARİ
Kukla gibi, kuklaya benzer.
SÜVARİ
Atlı. Atlı asker. Ticaret gemilerinde kaptanlık yapan kimse.
PERVARİ
Siirt iline bağlı ilçelerden biri.
SİVARİ
Atlı, süvari. Süvari.
ÇAPRAZVARİ
Çaprazlama.
YENGEÇVARİ
Yengeç yürüyüşüne benzer bir biçimde.
PEYGAMBERVARİ
Peygamber gibi. Peygamberce.
SLOGANVARİ
Basmakalıp. Slogana benzer.
SUVARİ
Süvari. Atlı asker.
KUVARİ
Olmamış incir. Ham incir.
BALONVARİ
Balona benzer, balon gibi.
HAÇVARİ
Haça benzeyen.
AMERİKANVARİ
Amerikalıya yakışan bir biçimde, Amerikalı gibi.
TÜRKVARİ
Türk tarzı içeren, Türk işi olan.
Bu bölümde tanımı içerisinde VARİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BASUR
Kalın bağırsağın alt bölümünde ve anüste toplardamarların genişlemesiyle oluşan varis, hemoroit.
SUBAŞI
Şehirlerin güvenlik işlerine bakan görevlilerin başı. Osmanlılarda kapıkulu süvarileri arasından, savaş zamanı güvenlik işlerine bakmak, barış zamanı da vergi toplamak işleri için ayrılan kimse. Rumeli'de çiftlik kâhyası. Acemi ocaklarında küçük aşamalı subay.
ÇIRÇIL
Gemilere fıçı, varil vb. yükü yükleme, boşaltma sırasında kullanılan iki tarafı kancalı sapan.
VARİSSİZ
Varisi olmayan.
YOKSULLUK
Yoksul olma durumu, yoksuzluk, variyetsizlik, sefillik, sefalet, fakirlik. Verimsizlik, yetersizlik.
BASMAKALIP
Özgünlüğü olmayan, değişiklik göstermeyen, bilineni tekrarlayan, harcıâlem, klişe. Özgünlüğü olmayan, değişiklik göstermeyen, bilineni tekrarlayan bir biçimde, sloganvari.
BOMBA
Canlı ya da cansız hedeflere atılan, içi yakıcı ve yıkıcı maddelerle doldurulmuş, türlü büyüklükte patlayıcı, ateşli silah. Yan yelkenlerin alt yakasını gerip açmak için kullanılan yatay seren. Büyük fıçı veya varil. Çekiciliği olan çok güzel kadın veya kız. Uyuşturucu hap.
LEJYON
Eski Romalılarda piyade ve süvarinin oluşturduğu askerî birlik. Fransa'da genel olarak yabancılardan kurulu, birkaç takımdan oluşan piyade birliği.
APOTR
Yardımcı, koruyucu, havari.
ORDUBOZAN
Oyunbozan. Arabozan. Varis.
KUDAS
Hz. İsa'nın havarileriyle birlikte yediği son yemeği anmak için, Hristiyanların kilisede bir kap içinde ekmek ve şarabı kutsayarak yaptıkları tören, liturya.
ATLI
Atı olan. Ata binmiş kimse, süvari. Binek atı kullanan (asker veya asker sınıfı).
VARLIK
Var olma durumu, mevcudiyet. Kalıcı olan, gelip geçici olmayan şey. Para, mal, mülk, zenginlik, variyet. Var olan her şey. Canlı varlıkların sayısal yoğunluğu veya dağılımı, popülasyon. Önemli, yararlı, değerli şey. Ömür, hayat.
CERİDE
Gazete. Tutanak, kayıt defteri. Süvari kolu.
SÜVARİLİK
Süvari olma durumu. Pantolonun dizine ve arkasına konulan parça.
GELİR
Bir kimseye veya topluluğa belli zamanlarda, belli yerlerden gelen para, varidat. Bir ekonomik birimin belli bir süre içinde kazandırdığı aylık, kira vb. getiri, varidat, irat.
HAVARİLİK
Havari olma durumu.
ÇARKACI
Osmanlı ordusunda öncü süvari birliğinde görevli asker.
AKVARYUMCU
Akvaryum işiyle uğraşan kimse, akvarist. Bilim ve sanatı kullanarak akvaryum ortamında balık vb.ni besleyen kimse, akvarist.
YOKSUL
Geçinmekte çok sıkıntı çeken (kimse, toplum, ülke), yoksuz, varlıksız, variyetsiz, fakir, fukara, zengin, varsıl karşıtı. İstenilen nitelikte ve özellikte olmayan, yetersiz.