Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tert" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tert ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında tert olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tert olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
TERT
Bileşikte tersiyer grubun bulunduğunu gösteren ön ek.
Bu bölümde tanımı içerisinde TERT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DÜZEN
Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Dolap, hile. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bez dokuma tezgâhı. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Yerleştirme, tertip. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Alet edevat takımı.
DÜZENSİZLİK
Düzensiz olma durumu, tertipsizlik, intizamsızlık, nizamsızlık.
CİLLOP
Parlak, pürüzsüz, tertemiz. Yeni.
LEKESİZ
Lekesi olmayan, tertemiz. Namuslu.
NİZAMSIZ
Düzensiz, tertipsiz. Tüzüğe aykırı.
KOMBİNASYON
Birleştirme. Tertip.
ELEKTROMEKANİK
Mekanik ögelerden oluşan ve bunların hareketiyle elektrikli unsurlara bağlı olarak uzakta bulunan aletlerin çalışmasını ve kontrolünü sağlayan tertibat.
PİRÜPAK
Tertemiz, lekesiz.
NİZAMSIZLIK
Nizamsız olma durumu, düzensizlik, tertipsizlik. Tüzüğe aykırılık.
DÜZENSİZ
Düzeni olmayan veya düzeni bozuk, karışık, tertipsiz, intizamsız, gayrimuntazam, aritmik. Sistemsiz.
DİZGİ
Basım için harfleri, kelimeleri, satırları, sayfalar oluşturacak biçimde düzenleme, tertip.
DÜZENLİ
Düzeni olan, yerli yerinde, kararlı, tertipli, muntazam. Sistemli, nizamlı, metodik.
TERTİPÇİ
Tertip eden, düzenleyen kimse. Bir amaca ulaşmak için kötü bir hareket veya durum düzenleyen kimse.
DÜZENLENMEK
Düzenli, düzgün duruma getirilmek. Yapılmak, tertip edilmek.
DÜZENLEME
Düzenlemek işi, tertip, organizasyon. Düzene koyma, kodifikasyon, regülasyon. Belirli sesler, çalgılar veya topluluklar için yazılmış bir eserin, başka sesler, çalgılar veya topluluklar tarafından söylenip çalınabilmesi için o eserde yapılmış olan değişiklik, aranjman. Belirli bir düzene göre bir araya getirilmiş olan nesne, aranjman. Yayımlanan mevzuatın derlenip toplanması ve mevzuatta yapılmış olan değişikliklerin ilgili ana mevzuata işlenmesi, kodifikasyon.
NURLANDIRMAK
Nur gibi yapmak, parlak ve tertemiz bir duruma getirmek.
NİZAMLI
Düzenli, tertipli. Tüzüğe uygun.
SİSTEM
Düzen. Bir sonuç elde etmeye yarayan yöntemler düzeni. Model, tip. Dizge. Bir aracı oluşturan düzen, düzenek, tertibat. Yol, yöntem.
TERTİPÇİLİK
Tertipçi olma durumu.
GÖSTERTME
Göstertmek işi.