Kelimeler arşivi içinde; sonunda "tekine" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu tekine ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında tekine olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde tekine olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
TEKİNE
TEKİNE
Boşuna, boş yere, nedensiz : O buralarda tekine mi dolaşıyor?.
Bu bölümde tanımı içerisinde TEKİNE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GEÇİŞ
Geçme işi. Herhangi bir durumdaki değişme, intikal. Bir parça süresince bir tondan başka bir tona atlama. Resimde iki ayrı rengi birbirine bağlayan ara ton. Ses organlarının bir durumdan ötekine geçmesi.
ÇEŞİTKENAR
Kenarlarından hiçbiri ötekine eşit olmayan (çokgen).
DİNEİN
Sillerin çift olarak bulunan çevresel mikrotüpçüklerinin (A ve B ipliği) küçük ve merkeze dönük (A ipliği) olanından uzanan ve proteinden oluşan iki çıkıntıya verilen ad. İki çıkıntıdan içtekine iç kol, dıştakine dış kol denir ve yan yana gelen çiftler arasında dineinler ile köprüler kurularak ve kurulan köprüler koparılarak kayma hareketi ile silin hareketi sağlanır. Sil ve flagellaların yapısında yer alan kasılmada görevli bir protein.
ERİŞİK
Yetişkin, evlenme çağına gelmiş. Cin, peri. İnanışlara göre, şeytan çarpmasıyle olduğuna inanılan, çırpınma ve seğirme belirtileri de gösteren bir çeşit sinir hastalığı. Deli. Ötekine berikine çok sataşan kimse.
İŞLERGE
Kuvveti ya da devinimi bir noktadan ötekine aktaran ya da birinden ötekine dönüştüren her türlü aygıt. 2-Erkeyi bir halden başka hale dönüştürerek yararlı biçimde kullanılmasını sağlayan aygıt.
AKTARMA
Aktarmak işi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Para aktarımı. Arıları bir kovandan ötekine geçirme.
DİREKSİ
Boyutlarından biri, ötekine göre çok uzun görünüşte olan.
BAĞIŞIMLIK
İki olay ya da değişken arasında birindeki değişmelerin ötekine bağlanabileceği bir ilişkinin oimasi ya da bağıntı çözümlemesi sonucu anlamlı bir bağıntının bulunması durumu, bk. anlamlılık, bağımsızlık.
ADAPTÖR
Bir aletin çapları birbirinden farklı olan parçalarından birini ötekine geçirebilmek için yararlanılan bağlayıcı. Aygıtın kullanabileceği düzeye göre elektrik akımını ayarlayan alet, uyarlayıcı.
BAĞLILAŞIK
Biri ötekine bağlı olarak var olan, biri olmadan öteki düşünülemeyen iki şeyin bu ilişki yönünden durumu.
AKLIMDA
Lades oyununa katılanlardan biri ötekine bir şey verirken karşıdakinin "unutmadım" anlamında söylediği söz.
GİDİMLİ
Bir tasarımdan ötekine geçerek, çıkarımlar yaparak, bir önermeden ötekine mantıksal bir yolla ilerleyip parçalardan bütünlüğü olan bir düşünce kuran (düşünce yolu).
ALİ
Yüce, yüksek. "Kurnazca ve haince düzen" anlamında Ali Cengiz oyunu, "çok zorba" anlamında Ali kıran baş kesen, "bir kimse birinden aldığını ötekine, ötekinden aldığını bir başkasına vererek işini yürütmek" anlamında Ali'nin külahını Veli'ye, Veli'nin külahını Ali'ye giydirmek deyimlerinde geçen bir söz.
İÇGÖÇ
Bir ülkenin ulusal sınırları içinde kalan ve özellikle kırsal yörelerden kentsel alanlara yönelen nüfus akımı. Bir ülke içinde bölge, kent, kasaba ve köy gibi yerlerin birinden ötekine yerleşmek amacıyla yapılan devinim. bk. kentleşme. Bir ülke sınırları içinde bireylerin ya da toplumsal kümelerin bir yerden başka yere gidip yerleşmeleri.
SÜRTÜNME
Sürtünmek işi. Yüzeyleri birbirinin üstüne gelerek biri veya her ikisi ötekine göre ters doğrultuda kayan iki cismin durumu, delk.
GOMSU
Sevimli. Küçük yapılı. Bilgiçlik taslayan. Birinden ötekine söz taşıyan kişi.
ASANSÖR
İnsanları, yükleri bir yapının bir katından ötekine veya yüksek yerlere çıkarıp indiren, elektrikle işleyen araç.
REDOKS
Bir atom veya molekülden ötekine bir veya daha çok elektronun geçişi olayı.
KALITIM
Çevre etkileriyle köklü olarak değiştirilemeyen özelliklerin, döllenme sırasında, dişi ve erkeğin kromozomları aracılığıyla bir kuşaktan ötekine geçmesi, soya çekim, irs, irsiyet, veraset.
KIRILIM
Bir ışık ışınının ya da bir takımmıknatıssal dalganın, bir ortamdan ötekine geçtiğinde doğrultusunu değiştirmesi. Işık demetinin yönünün, çarptığı ya da içine girdiği ortamca değiştirilmesi.