Sonu SÖNME ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sönme" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sönme ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında sönme olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sönme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

SÖNME

Sönmek işi.

  -   -   -  

Anlamında SÖNME bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SÖNME geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÖLÇERMEK

Sönmekte olan ateşi, lambayı canlandırmak.

ABBİ

Sönmeye yüz tutan ateşin üzerini kaplıyan beyaz kül tabakası.

HİÇSÖNMEZ

Hiç sönmeyen, her zaman ışık ve aydınlık saçan.

EHNEZİK

Güneşin etkisiz ışık ve sıcaklığı. Sönmeye yüz tutmuş. Yıpranmış.

DÖRTLÜ

Dört parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden dört tane bulunan. Dört kişiden oluşan müzik topluluğu, kuartet. Taşıtlarda uyarı için dört sinyal lambasının aynı anda yanıp sönmesini sağlayan düzen, flaşör. İskambil, domino vb. oyunlarda üzerinde dört işareti bulunan kâğıt veya pul.

İNİKMEK

Kabarmış şey inmek, sönmek: Bakraçtaki süt inikti.

FISDALMAK

Balon, lastik top ve araba lastiği gibi cisimler hava kaçırıp boşalmak, sönmek, patlamak.

EYSİKALE

Tabaklıkta derilerin et taraflarına kireç vurmak için sönmemiş kirecin ısıtıldığı küp.

FISALMAK

Balon, lastik top ve araba lastiği gibi cisimler hava kaçırıp boşalmak, sönmek, patlamak.

FANMAK

Sönmek: Lamba çabuk fandı. Pişman olmak, aklını başına toplamak. Yıpranmak, eskimek. Ufanmak, kırılmak.

FITTISLANMAK

Ateş havasız kalarak sönmek.

GEÇMEK

Bir yerden başka bir yere gitmek. Tükenmek, bitmek, sona ermek. Kullanımda olmak, tedavülde olmak. Yazılmak, girmek. Zamanı aşmak, geride bırakmak. Olmak, vuku bulmak, cereyan etmek. Etki yapmak, işlemek. Bir müzik parçasını meşk ederek öğrenmek, çalmak ya da söylemek. Bir duruma uğramak, konu olmak. Geride bırakmak, aşmak. Sönmek. Harcamak. Bir yeri aşmak, öbür yana ulaşmak. Bir konu üzerinde veya bir yerde çalışmış olmak. Bırakmak, vazgeçmek. Haberi bir iletişim aracı ile bildirmek. Sürümü olmak, satılmak. Sıyrılmak, kurtulmak, işin içinden çıkmak. Bir yere gidip oturmak. Üstünlük sağlamak. Görev almak. Çok bekletilmekten çürümeye yüz tutmak. Çekiştirmek, yermek. Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar. Okulda, sınavda başarı göstermek. Hastalık bulaşmak, sirayet etmek. Yaşamak. Kalmak, devrolmak. Konuşmada sözü geçmek veya basında yer almak. Söylemeden veya bitirmeden atlamak. Bulunduğu yeri veya konumu değiştirmek. Kabul edilemez olmak. Yerini bırakıp başka yer almak. Birinden meşk etmek. Herhangi bir durum, soya çekim yoluyla birinde görünmek. Bir şeyi bundan böyle yapma durumunda olmamak. Bir yandan girip diğer yandan çıkmak. Yol, araç veya akarsu bir yerin yakınından veya içinden gitmek.

FISETTİRİ

Birden bire sönmeyi anlatır.

ILDIRMAK

Parıldamak. Korkutmak: Gözünü ıldır ki sana sataşmasın. Yanıp sönmek. Ilıtmak.

ÇAKARMAK

Odunu ocağa veya sobaya yanacak şekilde yerleştirmek. Sönmekte olan ateşi yeniden yakmak. Saplanmak, batmak.

FOSALMAK

Balon, lastik top ve araba lastiği gibi cisimler hava kaçırıp boşalmak, sönmek, patlamak.

KARARMAK

Rengi karaya dönmek, siyahlaşmak. Niteliğini yitirmek. Kederlenmek, canı sıkılmak. Işık sönmek, kısılmak veya gücü azalmak. Ateş sönmeye yüz tutmak.

PIRPIRLAMAK

Yanıp sönmek.

FARIMAG

İhtiyarlamak. Yıpranmak, eskimek. Zayıflamak. Sebze, meyve ve çiçekler, mevsimi geçmek nedeniyle azalmak. Ateş sönmeye yüz tutmak.

İLDİRAMAK

Parlayıp parlayıp sönmek.