Kelimeler arşivi içinde; başında "soba" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. soba ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu soba ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde soba olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
SOBACISAVASI
SOBAMAKASI
SOBACILIK
SOBALAH, SOBALIK, SOBASIZ
SOBACI, SOBALI
SOBA
SOBA
İçinde kömür, odun veya gaz yakılan, elektrikle de çalıştırılabilen ısınma aracı.
SOBASIZ
Sobası olmayan.
SOBACISAVASI
Soba borusu yaparken kullanılan örs. (Gölbaşı Çankaya Ankara).
SOBACILIK
Sobacının işi veya mesleği.
SOBALAH
Bir çeşit başlık.
SOBAMAKASI
Sobacıların saç kesmek için kullandıkları makas. (Güdül Ankara).
SOBACI
Soba yapan, satan, onaran veya kuran kimse.
SOBALIK
Sobaya girebilecek büyüklükte olan. Soba yapmaya elverişli olan. Sobanın alabileceği miktarda olan.
SOBALI
Sobası olan. Soba ile ısınan.
Bu bölümde tanımı içerisinde SOBA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇAKARMAK
Odunu ocağa veya sobaya yanacak şekilde yerleştirmek. Sönmekte olan ateşi yeniden yakmak. Saplanmak, batmak.
FIRILDAK
Rüzgârla dönen, çember biçiminde çocuk oyuncağı. Havalandırmak amacıyla oda veya mutfak pencerelerine takılan kanatlı araç. Ocak veya soba borusunun iyi çekmesini sağlamak için tepesine takılan ve rüzgârın gittiği yöne dönebilecek biçimde yapılmış olan şapka. Düşüncesini sürekli değiştiren, sözünden dönen (kimse). Dolap, düzen, hile.
ALARKA
Odanın sobaya veya ocağa uzak olan yeri: Alarkada oturma beri gel.
DEDANTÖR
Ocak, fırın, soba vb. araçlarda kullanılan likit gazın akışını düzenleyen aygıt.
BUBUL
Alevli, harlı ateş: Soba bubul yanıyor.
ÇILDIRDAMAK
Hafif rüzgâr esmesiyle ağaçlar ve çalılar hışırdamak, ses çıkarmak. Kapalı bir yerdeki küçük şeyler birbirine çarpıp ses çıkarmak. Soba, ateş yanmağa başlamak.
ÇOĞARTMAK
Odunu ocak veya sobaya çaprazlama koymak, çatmak.
KATALİTİK
Katalizle ilgili, kataliz niteliğinde olan. Katalitik soba.
BUHARİ
Baca. Ocak başı. Arapça kökenli buhâri: tandır, ocak, soba ve benzerleri için baca. Ordu şehrinde, Bolaman nahiyesine bağlı bir bölge.
ADDEĞİŞİ
(Söz sanatı terimi) Aralarında, sebeple sonuç, yapanla yapılan, kaplıyanla kaplanan, iye ile iyeli gibi karşılıklı her hangi bir ilgi bulunan şeylerden birini ötekinin adiyle anlatma. O, kalemiyle geçiniyor. Bugün sobaları yaktık, Aksaray yangınında biz de yandıktı. Onda kafa yok. Bir martin, iki mavzer. Panamasını başına geçirdi. Bunu iki altına aldım gibi.
KUZİNE
Hem ısıtmaya hem de üzerinde veya içinde yemek pişirmeye yarayan büyük mutfak sobası. Gemilerde yemek pişirilen yer.
TABLA
Satıcı vb.nin kullandığı tahtadan tepsi. Ağaçtan veya ağaç ürünlerinden hazırlanmış, büyük yüzeyli düzgün parça. Genellikle Hindistan, Pakistan'da kullanılan, darbukaya benzer bir çalgı türü. Bir şeyin düz ve geniş bölümü. Makaraların yüzlerini oluşturan dış bölümleri. Soba, mangal vb. şeylerin altına konulan metalden veya tahtadan yapılmış olan tepsiye benzer altlık. Küllük.
BEŞKO
Soba.
BALAFUR
Geçici alev, saman alevi: Şu fındık, ceviz kabuklarını sobaya koy da bi balafur yap.
BUHAREK
Arapça kökenli buhari: Ocak veya soba bacası (Erzincan Merkez).
SAĞIRLAŞMAK
İşitemez duruma gelmek, sağır olmak. Soba geç ısıtmak. Boğuklaşmak, donuklaşmak. Tencere güç ısınarak geç pişirmek.
SALAMANDRA
Semender. Odalar arasında gezdirilebilen bir tür kömür sobası.
UYANDIRMAK
Uyanmasına yol açmak. Aklını başına toplamasını sağlamak, gözünü açmak. Herhangi bir sebeple dernekteki üyeliğin dondurulmasından vazgeçerek çalışmalara katılmasına izin vermek. Çıra, lamba, soba vb. ışık veren şeyleri yakmak, tutuşturmak. Üstü küllenmiş ateşi yeniden canlandırmak.
DURBA
Soba borusu. (Küllük Iğdır Kars).
ÇONGALAK
Sobaya girebilecek boyda meşe kütüğü.