Sonu SAHTE ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "sahte" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu sahte ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında sahte olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde sahte olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

SAHTE

Bir şeyin aslına benzetilerek yapılan, düzme, düzmece. Uydurma. Yapmacık. Gerçek olmayan, yalancı.

  -   -   -  

Anlamında SAHTE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SAHTE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SAHİCİ

Sahte olmayan, gerçek, yapma karşıtı.

KAMPANACI

Düzenbaz, hilekâr, sahtekâr.

KALAYCI

Kap kalaylayan kimse. Üstünkörü iş yapan, sahtekâr.

MASNU

Sanatla yapılmış (ürün). Aslı olmayan, uydurma, yapma, düzme, düzmece, sahte.

ÇAKMA

Çakmak işi. Taklit olan, sahte. Vurulup çakılarak yapılmış kuyumcu işi. Deri hastalığı, yara, çıban. Bu işte kullanılan kuyumcu kalıbı.

YEZİT

Nefret edilen kimseler için kullanılan bir söz. Hilekâr, sahtekâr.

NAYLON

Dayanıklı ve esnek döküm maddesi. Bu maddeden yapılan. Düzme, düzmece, sahte.

KALPLIK

Düzmelik, sahtelik. İş yapma isteksizliği.

DÜZMECİ

Sahtekâr.

KALP

Göğüs orta boşluğunda, iki akciğer arasında, vücudun her yanından gelen kirli kanı akciğerlere ve oradan gelen temiz kanı da vücuda dağıtan organ, yürek. Yalancı, kendine güvenilmeyen. Kalp hastalığı. Sevgi, gönül. Bir durumdan başka bir duruma çevirme, dönüştürme. İşe yaramaz, tembel. Düzme, sahte, geçmez (para). Bir ülkenin, bir kuruluşun işleyiş, yönetim ve varlığını sürdürme bakımından en önde gelen yeri. Duygu, his.

DÜZMECE

Gerçek olmayan, düzme, sahte.

ENTEL

Entelektüel olmaya özenen ancak bunun için gerekli olan niteliği kazanmamış (kimse). Sahte aydın.

YAPMACIK

İçten olmayan (tavır, davranış, duygu), yapma, yapay, sahte, suni, zahirî, sofistike.

SAHTECİ

Sahtekâr.

SAHTECİLİK

Sahtekârlık.

SAHTELİK

Sahte olma durumu.

UYDURMACA

Düzmece, sahte, yalan yanlış (bilgi, haber).

UYDURMA

Uydurmak işi. Yeni bir biçim verilmiş. Gerçek dışı, uydurulmuş olan, yalan, sahte, asılsız, düzme. Şişirme haber.

KIRLANGIÇ

Kırlangıçgillerden, geniş gagalı, çatal kuyruklu, ince uzun kanatlı, küçük göçebe kuş (Hirundo). Köyleri dolaşarak göz hastalıklarını ve özellikle akbasmayı iyi ettiğini öne süren sahte hekim. Öküz arabasında arka dingil ve tekerlekleri özeğe bağlayan çatal ağaç. Osmanlı donanmasında yer alan, karakol ve keşif işlerinde kullanılan, yelkenli ve kürekli küçük bir tür savaş gemisi.

KALPAZAN

Sahte para basan veya piyasaya süren kimse. Yalan ve hile ile iş gören kimse.