PEŞİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "peşi" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. peşi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu peşi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde peşi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

PEŞİNATSIZ, PEŞİNCİLİK

9 harfli kelimeler

PEŞİREFÇİ

7 harfli kelimeler

PEŞİCEK, PEŞİNAT, PEŞİNCİ, PEŞİNEN

5 harfli kelimeler

PEŞİK, PEŞİN

4 harfli kelimeler

PEŞİ

Bazı kelimelerin anlamları

PEŞİ

Arkası.

PEŞİNCİ

Malı peşin para ile satan veya satın alan kimse.

PEŞİNAT

Bir alışveriş veya hizmet için önceden verilen bir miktar para.

PEŞİREFÇİ

Bilip bilmediği konuda her işe karışan, öncülük eden.

PEŞİK

Beşik.

PEŞİNATSIZ

Peşin para vermeden veya almadan.

PEŞİNEN

Peşin olarak, önceden.

PEŞİCEK

Ardından.

PEŞİNCİLİK

Peşinci olma durumu.

PEŞİN

Bir alışverişte, alışveriş yapıldığı anda, alınan şeyin tesliminden önce veya teslimiyle birlikte ödenen, veresiye karşıtı. Daha önce, önceden. Çalışmadan verilen (ücret, aylık). Toptancıdan bir malı çok miktarda veresiye aldıktan sonra piyasada değerinden daha aşağıya peşin olarak satma, spot.

  -   -   -  

Anlamında PEŞİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde PEŞİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

VERESİYE

Karşılığı sonra ödenmek üzere, peşin karşıtı. Özensiz, gönülsüz, önem vermeden.

YEDMEK

Çekerek peşinden götürmek, yedeğinde götürmek. Yanında, beraberinde götürmek.

YARARCI

Yarar peşinde koşan, faydacı, pragmatik.

NAKİT

Para, akçe. Kullanılması hemen mümkün olan para, peşin para, likit.

VAMP

Erkekleri peşinde koşturan, aşırı tavır, kıyafet veya makyajıyla bakışları üzerinde toplayan, baştan çıkarıcı kadın.

SÜRÜMEK

Bir şeyi yerden kaldırmaksızın çekerek, iterek götürmek, sürüklemek. Herhangi bir sebepten dolayı güçlükle yürümek. Bir şeyi peşine takmak, alıp götürmek. Hafif bir şeyi sürüklemek.

ZAMPARA

Sürekli kadın peşinde koşan, kadınlara düşkün (erkek), kadıncıl, keskin, zendost.

TEKERLENMEK

Yuvarlanmak, dönmek. Durumu bozulmak, kötüye gitmek. Uğraşmak, peşinde koşmak, yuvarlanıp gitmek.

NAKDEN

Para olarak. Peşin olarak.

ARDINCA

Hemen arkasından, hemen ardından, arkası sıra, ardı sıra, peşinden, peşi sıra, takiben.

TRADER

İsim şeklinde kullanılırsa; tüccar, ticaret gemisi, tacir veya borsa simsarı anlamlarına da gelmektedir. Diğer bir anlamı da kendi çıkarları peşinde koşan insan'dır.

MUACCEL

Acele olunmuş. Peşin, hemen ödenmesi gereken.

SAYMAK

Bir şeyin kaç tane olduğunu anlamak için bunları birer birer elden veya gözden geçirmek, sayısını bulmak. Ödemek, peşin vermek. Sayıları arka arkaya söylemek. Önemsemek. Geçer tutmak. Herhangi bir şey, yerine koymak veya herhangi bir şey gözüyle bakmak, addetmek. Varsaymak, tutmak, farz etmek. Herhangi bir sıraya koymak, herhangi bir sırada yer aldığını kabul etmek. Arka arkaya söylemek, sıralamak. Değeri, üstünlüğü, yaşlılığı, yararlılığı dolayısıyla bir kimseye değer vermek, hürmet etmek. Gibi görmek, kabul etmek. Hesaba katmak, dikkate almak.

ÇAPKIN

Geçici aşklar ve ilişkiler peşinde koşan (kimse), hovarda. Cinsellik hatırlatan. Haylaz. Okşayıcı bir seslenme sözü.

SPOTÇU

Bir malı çok miktarda toptancıdan veresiye aldıktan sonra piyasada değerinden daha aşağıya peşin olarak satan kimse.

SPOT

Herhangi bir aynalı alet ile ekran üzerinde oluşturulan görüntü. Peşin. Tanıtımcık. Işıntı.

ANAFORCU

Yolsuzlukla kazanç peşinde olan kimse.

YAPIŞMAK

Yapışkan bir maddeye bulanmış olan bir şey ayrılmayacak bir biçimde bir yere tutunup kalmak. Başı çekeni çok yakından izlemek. İyice yaklaşmak, sokulup değmek. Aralık bırakmayacak biçimde üzerine dokunmak. Bir iş yapmak amacıyla, hevesle bir şeyi eline almak. Birini rahatsız etmek, sataşmak, peşini bırakmamak, musallat olmak. Sıkıca yakalamak, tutmak, sarılmak.

KAMULAŞTIRMAK

Devlet veya kamu tüzel kişilerce, kamu yararı gerektiğinde kişinin hukukunu da koruyarak karşılığını peşin ödemek koşuluyla taşınmazların sahiplerinden izin alınmaksızın yasal yollarla tamamını veya bir kısmını almak, devletleştirmek, istimlak etmek, özelleştirmek karşıtı.

TAKILMAK

Takma işi yapılmak. Biriyle, bir toplulukla sık sık birlikte olmak, onlara katılmak. Bir yerde bir süre kalmak, oyalanmak. Engelle karşılaşıp geçici olarak işlemez duruma gelmek. Olumsuz veya aksayan, eksik bir yanını görerek üstünde durmak. Birinin sürekli peşinden gitmek. Kahvehane, meyhane vb.ne sık sık gitmek, eğlenmek. Bir yere iliştikten veya dokunduktan sonra oradan kurtulamamak. Kızdırmak, üzmek, şaşırtmak amacıyla şaka yollu konuşmak.