Kelimeler arşivi içinde; sonunda "oyulma" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu oyulma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında oyulma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde oyulma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
OYULMA
Oyulmak işi.
KOYULMA
Koyulmak işi.
SOYULMA
Soyulmak işi.
DOYULMA
Doyulmak durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde OYULMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KOYULABİLMEK
Koyulma imkânı veya olasılığı bulunmak.
DUŞMAK
Rastlamak, rast gelmek. Uğramak. Yakalanmak, tutulmak. Yere çakılmak, düşmek. Devrilmek. Takatten kesilmek. Koyulmak, revan olmak. Tevarüs etmek, tahakkuk etmek. 6.Ddeğmek, temas etmek. Maruz kalmak - akluna duşmak: yad etmek, birden hasretini hissetmek - ayri duşmak: uzak kalmak, ayrı düşmek - tara duşmak: zor güne kalmak, geçimi bozulmak.
DALBIZLAMAK
Hiç bir şeyi beğenmemek, ince eleyip sık dokumak. Çok çabalamak. Sarkıntılık, haylazlık etmek, her işe girip çıkmak. Oyalanmak. Koyulmak: işe dalbızladı.
ABANNAMAK
Çocuk emeklemek, emekliyerek yürümeğe başlamak. Geniş adımlarla hızlı hızlı yürümek. Koşmak. Boşu boşuna, bir iş yapmadan gidip gelmek. Geniş adımlarla bir yeri ölçmek, adımlamak. Bir işe hızla girişmek, işe koyulmak: Ahmet ovada öyle abannıyor ki, ekin dayanmıyacak. Uzun adımlarla yürümek, adımlamak.
SARILMAK
Sarma işi yapılmak. Hemen yapmaya koyulmak, girişmek. Bir şeyin üzerine bir veya birkaç kez dolanmak. Kollarını dolamak, kucaklamak. Büyük bir istekle kendini vermek, benimsemek. Bütün gücü ile ele almak.
GAVLAMAK
Deri güneşten soyulmak. (ağaç) kabuk kuruyarak kendi kendine soyulmak.
OYULUŞ
Oyulma işi.
ARŞİVLENEBİLMEK
Arşive koyulma olasılığı bulunmak.
OBRULMAK
Yer kaymak, çökmek. Yer çöküp koni biçiminde çukurlaşmak. Çökmek, oyulmak, çukurlaşmak; yerinden oynamak, sarsılmak.
KERATOLİZİS
Deri üzerindeki boynuzsu tabakanın soyulması.
AYNAŞMAK
Sırnaşmak, musallat olmak, sataşmak. Bırakıp uzaklaşmak. Girişmek, işe başlamak, koyulmak. Alay etmek, eylenmek. Karışmak, karmakarışık olmak, birbirine girmek: Şu sıralarda işim çok aynaştı. Yapışmak: Ağdalı şeker dişlerime aynaştı.
ÇAPULLANMAK
Bir yer soyulmak.
ÇİHMAK
Tırmanmak. Yola koyulmak. Görünmek, zuhur etmek. Peydah olmak. Ulaşmak, temas etmek. Hasıl olmak, meydana gelmek.
CULAMAK
Tüylerini yolmak, dökmek. Kumarda para yitirmek, soyulmak. Bağlamak, eklemek.
ÇEKİRDEK
Etli meyvelerin içinde bir veya birden çok bulunan, çoğu sert bir kabukla kaplı tohum. Yenmek için satılan ayçiçeği tohumu. Ağaçlarda soyulmayan bölüm. Bir hücrenin merkezini oluşturan cisimcik. Atom çekirdeği. Kuyumculukta kullanılan ve 5 cgr'a eşit olan ağırlık ölçüsü. Bir şeyin temelini oluşturan.
DESKUAMASYON
Kutikulanın atılması ya da epidermisin dökülmesi. Kutikulanın atılması veya epidermisin dökülmesi. Derinin epitel tabakasının iri veya ufak parçalar hâlinde dökülmesi, deri soyulması, pul pul dökülmesi. Parazitlerde kütikülanın atılması veya epidermisin dökülmesi.
KAPÇIMAK
Ceviz, badem gibi meyvelerin üzerindeki yeşil kabuk soyulmak: Cevizler iyice kapçısın da silkelim.
ÇEKETMEK
Çekimser durmak: Arkadaşım çeketme. Hareket etmek, bir yerden bir yere gitmek için yola koyulmak.
KAVLAMAK
Kabarıp dökülmek, soyulmak.
ÇARPILMAK
Çarpma işine konu olmak. Çarpık duruma gelmek. Bir yankesici tarafından eşyaları el çabukluğuyla çalınmak, soyulmak. Bir şeye ederinden fazla para ödemek. Aldatılmak. Çekiciliğine kapılmak, etkilenmek.