NET ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "net" olan, toplam 39 adet kelime bulunmaktadır. net ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu net ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde net olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

NETİCELENDİRİLMEK

16 harfli kelimeler

NETİCELENDİRİLME, NETLEŞTİREBİLMEK

15 harfli kelimeler

NETİCELENDİRMEK, NETLEŞTİREBİLME

14 harfli kelimeler

NETİCELENDİRME

12 harfli kelimeler

NETİCELEŞMEK, NETİCELENMEK, NETLEŞTİRMEK, NETİCESİZLİK

11 harfli kelimeler

NETİCELEŞME, NETLEŞTİRME, NETİCELENİŞ, NETİCELENME

10 harfli kelimeler

NETELİKSİZ

9 harfli kelimeler

NETİCETEN, NETİCESİZ, NETLEŞMEK, NETOBİMİN

8 harfli kelimeler

NETLEŞME, NETRESİM, NETSİNNE, NETAMELİ, NETEMELİ

7 harfli kelimeler

NETİRGE, NETEKİM, NETEHER, NETÖYÜR

6 harfli kelimeler

NETİCE, NETREK, NETÖÖR, NETEER, NETLİK, NETEME

5 harfli kelimeler

NETME, NETÖR, NETLİ, NETER

3 harfli kelimeler

NET

Bazı kelimelerin anlamları

NET

Bütün çizgileri belirgin olan, gözün bütün ayrıntılarıyla algılanan, iyi görünen. İyi duyulan (ses). Açık seçik olan, anlaşılmaz yanı bulunmayan. Tenis, masa tenisi gibi oyunlarda servis atışlarında topun karşı sahaya geçerken fileye değdiğini belirtmek için kullanılan bir söz. Kesintilerden sonra geri kalan miktarda olan, safi.

NETİCELENMEK

Sonuçlanmak.

NETELİKSİZ

Kuşkusuz.

NETİCELENDİRİLMEK

Sonuçlandırılmak.

NETİCELENME

Sonuçlanma.

NETİCELENDİRME

Sonuçlandırma.

NETİCELEŞME

Neticeleşmek işi.

NETLEŞTİREBİLMEK

Netleştirme imkânı veya olasılığı bulunmak.

NETLEŞTİREBİLME

Netleştirebilmek işi.

NETİCELENDİRMEK

Sonuçlandırmak.

NETİCESİZLİK

Sonuçsuzluk.

NETLEŞTİRME

Netleştirmek işi.

NETLEŞTİRMEK

Net ve açık bir duruma kavuşturmak.

NETİCELEŞMEK

Sonuca erişmek.

NETİCELENDİRİLME

Sonuçlandırılma.

NETİCELENİŞ

Sonuçlanış.

  -   -   -  

Anlamında NET bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde NET geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BAKAN

Hükûmet işlerinden birini yönetmek için, genellikle milletvekilleri arasından, başbakan tarafından seçilerek cumhurbaşkanınca onaylandıktan sonra işbaşına getirilen yetkili, vekil, icra vekili, nazır.

ALAN

Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.

ATABEY

Eski Türk devletlerinde, özellikle Selçuklularda şehzadelerin eğitimi veya bağımsız olarak bir eyaletin yönetimi ile görevli vezir. Isparta iline bağlı ilçelerden biri.

ANGARYA

Bir kimseye veya bir topluluğa zorla, ücret vermeden yaptırılan iş, yüklenti. Kölelik düzeninde köylünün derebeyine yaptığı zorunlu ücretsiz hizmet. Usandırıcı, bıktırıcı, zorla yapılmış olan iş. Savaş durumundaki bir devletin, kendi sularındaki yabancı bir devletin ticaret gemilerine el koyarak bunlardan yararlanması. Olağanüstü durumlarda veya sıkıyönetimde devletin vatandaşlara ait taşıtlara el koyması. Bir kişiye görevi dışında yaptırılan iş.

AYNAZ

Bataklık. Köy oyunlarını yöneten kimse.

ARALIK

Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.

ARAF

İslam inancına göre cennet ile cehennem arasında bir yer.

ASTİGMAT

Net görmeyen, astigmatizme tutulmuş (göz).

ABRAMAK

Fırtınalı havalarda gemiyi ustalıkla yönetmek. Başarmak, bir işi becermek.

AYARCI

Esnafın kullandığı ölçü aletlerini denetleyen görevli.

ASTİGMATİZM

Gözün saydam tabakasında meridyenlerin eşitsizliği yüzünden net görememe durumu.

ALDATMAK

Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.

ACYO

Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.

AVAL

Ticari senetlerde, ödemeden sorumlu olanların ödememesi durumunda üçüncü bir kişinin alacaklılara senet bedelini ödeyeceğine ilişkin verdiği güvence. Saflığı sersemlik derecesine varan (kimse).

ALDATMA

Aldatmak işi, deside, al, hıyanet.

AYRILIK

Ayrı olma durumu. Evlilik birliğinin yargıç kararı ile geçici bir süre için kaldırılması. Düşünce, görüş veya duygu arasındaki uymazlık, mübayenet. Birinden uzak düşme, firak, firkat.

AGORA

Yunan klasik devrinde, sitenin yönetim, politika ve ticaret işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan, halk meydanı.

ADEMİMERKEZİYETÇİ

Yerinden yönetimci.

ADEMİMERKEZİYET

Yerinden yönetim.

ANAYASA

Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa, kanunuesasi. Temel, esas.