GÖRÜŞ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "görüş" olan, toplam 27 adet kelime bulunmaktadır. görüş ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu görüş ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde görüş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

GÖRÜŞTÜREBİLMEK

14 harfli kelimeler

GÖRÜŞTÜREBİLME, GÖRÜŞÜLEBİLMEK

13 harfli kelimeler

GÖRÜŞTÜRÜLMEK, GÖRÜŞÜLEBİLME

12 harfli kelimeler

GÖRÜŞMECİLİK, GÖRÜŞTÜRÜLME, GÖRÜŞEBİLMEK

11 harfli kelimeler

GÖRÜŞTÜRMEK, GÖRÜŞEBİLME, GÖRÜŞSÜZLÜK

10 harfli kelimeler

GÖRÜŞLÜLÜK, GÖRÜŞÜLMEK, GÖRÜŞMELİK, GÖRÜŞTÜRME

9 harfli kelimeler

GÖRÜŞMECİ, GÖRÜŞÜLME, GÖRÜŞÜLEN

8 harfli kelimeler

GÖRÜŞMEK, GÖRÜŞSÜZ

7 harfli kelimeler

GÖRÜŞLÜ, GÖRÜŞME, GÖRÜŞÜK, GÖRÜŞÜM, GÖRÜŞÜN

6 harfli kelimeler

GÖRÜŞÜ

5 harfli kelimeler

GÖRÜŞ

Bazı kelimelerin anlamları

GÖRÜŞ

Görme işi. Cezaevi veya hastanedeki birine yapılmış olan ziyaret. Gözle bir şeyi algılama yetisi. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Bir olay, varlık veya düşünce üzerinde varılan yargı, fikir.

GÖRÜŞÜLMEK

Görüşme işi yapılmak, müzakere edilmek. Herhangi biriyle görüşmek.

GÖRÜŞTÜRME

Görüştürmek işi. Kızı nişanladıktan sonra kayınvalde ya da diğer büyüklerin yanına çıkarma.

GÖRÜŞLÜLÜK

Görüşü olma durumu.

GÖRÜŞSÜZLÜK

Görüşü olmama durumu. Yanıtlayıcının kendi seçmesi ya da sunulan seçeneklerden biriyle görüş belirtmeyerek bir soruyu yanıtsız bırakması durumu.

GÖRÜŞEBİLMEK

Görüşme imkânı veya olasılığı bulunmak.

GÖRÜŞTÜREBİLMEK

Görüştürme imkânı veya olasılığı bulunmak.

GÖRÜŞMECİLİK

Görüşmeci olma durumu.

GÖRÜŞMELİK

Nişan töreni.

GÖRÜŞEBİLME

Görüşebilmek işi.

GÖRÜŞÜLEBİLMEK

Görüşülme imkânı veya olasılığı bulunmak.

GÖRÜŞTÜRÜLME

Görüştürülmek işi.

GÖRÜŞTÜREBİLME

Görüştürebilmek işi.

GÖRÜŞÜLEBİLME

Görüşülebilmek işi.

GÖRÜŞTÜRÜLMEK

Görüşmeleri sağlanmak.

GÖRÜŞTÜRMEK

Görüşmelerini sağlamak.

  -   -   -  

Anlamında GÖRÜŞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GÖRÜŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BELİRLENMEZCİLİK

Nedensellik yasasına bağlı olmayan, bir sebebe bağlanmayan olay ve durumların da bulunduğunu öne süren görüş, yad gerekircilik, indeterminizm. İnsan iradesinin hiçbir şarta bağlı olmadığını, içinde bulunduğu şartlarla belirlenmediğini, insanın özgür iradesinin nedensellik yasasına bağlı olmadığını savunan görüş, yad gerekircilik, indeterminizm.

AYKIRI

Alışılmışa, doğru olarak kabul edilmişe uygun olmayan, karşıt, ters, mugayir, muhalif. Toplumda görüş ve yaşayış biçimiyle uçlarda bulunan (kimse), marjinal. Çapraz, ters. Gidilen yol üzerinde olmayıp gidiş yönüne ters düşen. Bütün noktaları aynı düzlemde bulunmayan.

BELİRTME

Açık söyleme, belirli kılma, görüş bildirme, tasrih.

BİÇİMCİLİK

Biçimci olma durumu, formalizm. Özü, içeriği yeterince önemsemeden yalnız biçim üzerinde duran, biçime ağırlık veren görüş, formalizm.

ARAYICI

Bir şeyi aramayı iş edinen kimse. İstenilen yıldızı teleskobun görüntüsü içine getirebilmek için büyük teleskoplara paralel olarak bağlı, görüş alanı geniş olan küçük teleskop.

BENİÇİNCİLİK

Dünyada kişinin benliğini merkez sayan felsefe görüşü, benmerkezcilik, egosantrizm.

BAKIMINDAN

Bakış veya görüş açısı yönünden, değerlendirme açısından. -e göre.

BAHİS

Üzerinde konuşulan şey, konu. Bir kitabın bölümlerinden her biri. Görüşünde veya iddiasında haklı çıkacak tarafa bir şey verilmesini kabul eden sözlü anlaşma.

BENİÇİNCİ

Beniçincilik görüşünü benimseyen, benmerkezci, egosantrist.

ADCILIK

Kavramların gerçek varlıklar olduğunu kabul eden, kavram gerçekliğine karşıt olarak tümel kavramların yalnızca nesnelerin adları olduğunu ileri süren görüş, isimcilik, nominalizm.

ANLAYIŞ

Anlama işi, telakki. Anlama yeteneği, feraset, izan, zekâ. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Hoş görme, hâlden anlama. Bir toplum veya topluluktaki bireylerde görüş ve inanış etmenlerinin etkisiyle beliren düşünme yolu, düşünüş biçimi, zihniyet, mantalite.

BASİRET

Gerçekleri yanılmadan görebilme yeteneği, uzağı görüş, seziş, anlayış, kavrayış, sağgörü, vizyon.

ATLATMAK

Atlama işini yaptırmak. Görüşmek, konuşmaktan kaçmak. Aldatmak. Kötü bir durumu geçiştirmek, savmak. Savsaklamak. Basında başka ilgililerden önce bir haberin yayımlanmasını sağlamak.

ARAÇÇILIK

Düşünme biçimlerinin, kuramların, mantık ve ahlak biçimlerinin yalnızca hayatın değişik şartlarına uyma araçları olduğunu savunan dünya görüşü, enstrümantalizm.

AKIM

Akma işi. Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan, tarz. Debi. Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan.

AYRILIK

Ayrı olma durumu. Evlilik birliğinin yargıç kararı ile geçici bir süre için kaldırılması. Düşünce, görüş veya duygu arasındaki uymazlık, mübayenet. Birinden uzak düşme, firak, firkat.

BASİRETSİZ

Gerçekleri görebilmekten uzak, ileri ve uzak görüşlü olmayan, sağgörüsüz.

ANTİSEMİTİZM

Yahudilere karşı düşmanca duygular besleyen ve Yahudilere karşı ayırt edici önlemler alınmasını isteyen görüş.

ARAMAK

Birini veya bir şeyi bulmaya çalışmak. Önem verip istemek. Ziyarete, hatır sormaya gitmek. Bir şeyin yokluğunu duyarak geri gelmesini istemek, özlemek. Şart koşmak. Bir kişiyle görüşmek üzere telefon etmek. Araştırmak, yoklamak.

BİLİNÇ

İnsanın kendisini ve çevresini tanıma yeteneği, şuur. Algı ve bilgilerin zihinde duru ve aydınlık olarak izlenme süreci, şuur. Temel bilgi, temel görüş.