Sonu ENTE ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ente" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ente ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında ente olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ente olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

8 harfli kelimeler

SERPENTE, PÜSMENTE, PESPENTE

7 harfli kelimeler

GİRENTE, YÖGENTE, SİMENTE, SERENTE, PETENTE, GÖZENTE, GEZENTE, ÇEMENTE

6 harfli kelimeler

ACENTE, ENENTE

5 harfli kelimeler

ÇENTE, CENTE, TENTE

4 harfli kelimeler

ENTE

Bazı kelimelerin anlamları

ENTE

Yenge. Topraktan yapılmış sapsız çömlek.

CENTE

Çıkın.

SERPENTE

Damın çevresine dizilerek çıkıntı yapan yontulmuş, yassı taşlar.

ACENTE

Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.

SERENTE

Meyve, sebze, tarhana ve benzerleri kurutmaya yarayan genişçe, üstü açık balkon.

ÇENTE

Çanta: Çocuğa çente aldım. Çinko sahan. Asker arkadaşı: Ne o çente nerden geliyorsun. İçine öteberi koymaya yarayan kıldan dokuma çanta. Çanta. Çoban sırt azık torbası. (Üreyil Çankaya Ankara).

ENENTE

Hırıltı, gürültü.

SİMENTE

Beceriksiz.

PESPENTE

Üzgün üzgün düşünme. Döküntü, artık : Meyvenin pespentesi kaldı.

GÖZENTE

Halk dilinde Konjunktivitis.

ÇEMENTE

Başkasının sırtından geçinen kişi. Çoluk çocuk: Çemente basınca fakirlik başlar. Çimento: Bir torba çemente aldık.

YÖGENTE

İpsiz, başıboş kişi.

PÜSMENTE

Döküntü.

GEZENTE

Çok gezen kişi. Evde durmayan köpek. Sebzelerde en çok baklada bulunan bir çeşit böcek. Çok gezen.

GİRENTE

Sokulgan, becerikli, girgin kişi.

PETENTE

Tuzak. Düzen, oyun.

  -   -   -  

Anlamında ENTE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ENTE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BÜTÜNLEŞME

Bütünleşmek işi, entegrasyon.

ECZA

Canlılardaki rahatsızlıkların bozuklukların ve çeşitli hastalıkların tanısı, önlenmesi veya tedavisi için yararlanılan doğal veya sentez yoluyla hazırlanmış madde. Çeşitli amaçlarla kullanılan kimyasal madde.

ÇADIR

Keçe, deri, kıl dokuma, sık dokunmuş kalın bez veya plastik maddelerden yapılarak direklerle tutturulan, taşınabilir barınak, çerge, oba, otağ. Gölgelik olarak kullanılan tente veya şemsiye.

AYDIN

Işık alan, ışıklı, aydınlık. Kültürlü, okumuş, görgülü, ileri düşünceli (kimse), münevver, entelektüel. Kolayca anlaşılacak kadar açık, vazıh (söz veya yazı). Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

DANTELLİ

Danteli olan, tenteneli.

ANLIK

Kısa süren, bir an içinde olan, enstantane. Bir anda oluşan, gelişen, spontane. Anlama gücü, usa vurma, yargılama, müdrike, entelekt. Duyu ve iradeden ayrı olarak düşünülen bilme yetisi.

ANTİBİYOTİK

Bitkilerde, özellikle küf mantarlarında bulunan veya sentezle elde edilen, birçok mikroba karşı kullanılan, penisilin, streptomisin vb. maddelerin ortak adı.

BİREŞİMLİ

Bireşim yolu ile elde edilen, sentetik.

ACENTELİK

Acentenin yaptığı iş. Acente kuruluşu.

DENİZANASI

Sölenterlerden, yassı bir diske benzeyen, saydam, serbestçe yüzebilen deniz hayvanı, medüz.

DANTEL

Her türlü iplikle örülen veya bir kumaşın kenarına işlenen türlü biçimde ince ve ağ görünümünde örgü, tentene.

BEŞLİ

Beş parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden beş tane bulunan. İskambil, domino vb. oyunlarda üzerinde beş işareti bulunan kâğıt veya taş. Beş müzisyenin çaldığı caz orkestrası. Divan edebiyatında beş dizeli bölümlerden oluşmuş manzume, muhammes. Beş ses veya beş müzik aracı için yazılan müzik eseri, kentet, kuintet. Halk edebiyatında üçlemeli bir bende, konu ile ilgili aynı ölçüde bir çift dizenin bağlanmasıyla oluşan manzume.

ÇETELE

Çizilerek ya da oyularak açılan kertik. Ekmekçi, sütçü vb. esnafın, uzunlamasına ikiye bölüp üzerine kertikler çenterek hesap tuttukları ağaç dalı.

BİREŞİM

Parçaların veya ögelerin bir araya getirilip bir bütün olarak birleştirilmesi. Bu biçimde oluşan bütün. Sentez.

BİTKİ

Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.

DENİZISIRGANLARI

Salgıladıkları sıvılarla insan derisinde ısırgan etkisi uyandıran, iri medüzleri içine alan sölenterler sınıfı.

ANLIKÇILIK

Duyu ve irade karşısında anlığın üstünlüğünü ileri süren öğreti, zihniye, entelektüalizm.

DENİZŞAKAYIKLARI

Denizşakayığını içine alan sölenterler alt sınıfı.

ELCİK

Bisiklet ve motosiklette dümenin elle tutulan kısımlarına geçirilen ve yumuşak, sentetik maddeden yapılmış olan kaplama.

ÇUVAL

Pamuk, kenevir veya sentetik iplikten dokunmuş büyük torba. Bu torbanın alabileceği miktarda olan.