Sonu DÜME ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "düme" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. Sonu düme ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında düme olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde düme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

7 harfli kelimeler

GENDÜME, GERDÜME, GÖNDÜME, KUNDÜME, KÜNDÜME, MÜRDÜME

6 harfli kelimeler

EVDÜME, HÖDÜME

4 harfli kelimeler

DÜME

Bazı kelimelerin anlamları

DÜME

Dövmeye.

GERDÜME

Dibekte dövülerek yemek yapılan buğday ya da arpa. Sulak yerlerde yetişen yenilir, yeşil renkli bir çeşit ot, tere.

MÜRDÜME

Fiğe benzeyen yaban otu.

EVDÜME

Seçme, iyilerini ayırma.

GÖNDÜME

Ramazan bayramından sonra tutulan altı günlük oruç.

KÜNDÜME

Gündeye, gündelik.

HÖDÜME

Tabaklanarak boyanmış, cilalanmış deriden yapılan çizme.

KUNDÜME

Kıymak bir çeşit hamur yemeği.

GENDÜME

Dibekte dövülerek yemek yapılan buğday ya da arpa.

  -   -   -  

Anlamında DÜME bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DÜME geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KEPÇE

Sulu yiyecekleri karıştırmaya ve dağıtmaya yarayan, uzun saplı, yuvarlak ve derince kaşık. Bu kaşığın alabildiği miktarda olan. Bu aracın alabildiği miktarda olan. Saplı bir çembere geçirilmiş olan, balık veya kelebek tutmada kullanılan ağ. Gemilerde, ortasında dümenevi bulunan yuvarlak kıç çıkıntısı. Güreşte hasmın arkasından bacakları arasına el sokma oyunu. Tahıl, kömür, kum vb.nin yüklenip boşaltılmasında kullanılan, tek veya iki çeneden oluşmuş motorlu araç. Erimiş madeni kalıba dökmek için kullanılan büyük kaşık.

VİYA

Dümeni ortaya alarak gemiyi bulunduğu doğrultuda yürütme. Belirli bir doğrultu verildikten sonra gemiyi aynı doğrultuda tutması için dümenciye verilen komut.

HARMANLAMAK

Harman etmek. Gemi az bir dümen açısıyla büyük bir eğri çizerek yürümek. Bir çember oluşturacak biçimde dolaşmak.

DÖMEN

Dümen. Dağın sivri ve çıplak tepesi.

DÜMENSİZ

Dümeni olmayan.

BAŞDÜMENCİ

Dümencilerin başı.

ELCİK

Bisiklet ve motosiklette dümenin elle tutulan kısımlarına geçirilen ve yumuşak, sentetik maddeden yapılmış olan kaplama.

YEKE

Kayıkta dümeni kullanmak için dümenin baş tarafına takılan kol. İri, kocaman.

İĞNECİK

Bazı omurgasız hayvanlarda rastlanan silis veya kalkerden oluşmuş, iğne biçiminde küçük çıkıntı. Deniz teknelerinde dümen menteşesi.

DENGEŞİK

Dümen sisteminde yelpazenin itme merkezinin yakınına konulan ek dümen.

SERDÜMEN

Dümen kullanmakla görevli bilgili ve deneyimli tayfa. Savaş gemilerinde çavuştan yüksek bir aşamada bulunan er.

DÜMENEVİ

Dümen boğazının geçmesi için kıç bodoslamasının üst ucuna ve teknenin kümbet olan bölümüne açılmış oval delik.

APLİ

Kayıkta yelken açıldığı zaman, yelkenin iki yana kaçmaması için serenin ucundan, dümene yakın kısmına bağlanan ipler.

ABLO

Kayıkta yelken açıldığı zaman, yelkenin iki yana kaçmaması için serenin ucundan, dümene yakın kısmına bağlanan ipler.

DÜMENCİLİK

Dümencinin yaptığı iş. Dümenci olma durumu. En geride olma durumu, sonuncu olma durumu.

DÜĞMECİK

Ekinlerin içinde biten yaprakları, oval biçiminde olan ve mavi renkli çiçek açan bir ot. Leylak renginde ve kokusuz çiçekleri olan bir bitki. Kara nohut kadar yuvarlak tohumu olan bir çeşit çayır otu. Kayıkla dümende iğnecik denilen demirlerin geçtiği delik.

BAŞDÜMENCİLİK

Başdümenci olma durumu. Başdümencinin yaptığı iş.

DOMEN

Dümen.

YÖNETİM

Yönetme işi, çekip çevirme, idare. Dümen.

DÜMENCİ

Gemilerde dümeni kullanan kimse. En tembel. Dalavereci, hileci, düzenbaz.