Kelimeler arşivi içinde; başında "düme" olan, toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. düme ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu düme ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde düme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
DÜMENCİLİK, DÜMERLEMEK
DÜMENDEN, DÜMENEVİ, DÜMENLER, DÜMENSİZ, DÜMETMEK
DÜMEDÜZ, DÜMELEK, DÜMENCİ, DÜMENİT
DÜMEK, DÜMEN
DÜME
DÜME
Dövmeye.
DÜMEDÜZ
Düpedüz, açıktan açığa.
DÜMENİT
Erken ürün veren buğday. İyi cins buğdayın içinde hastalıklı olanlar.
DÜMELEK
Çömelmiş, yüzükoyun.
DÜMETMEK
Üstüne düşmek, bir işi takip etmek.
DÜMENLER
Uşak ili, Banaz belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
DÜMEN
Hava ve deniz taşıtlarında, taşıta istenilen yönü vermeye ve belirli bir doğrultuda götürmeye yarayan hareketli parça. Yönetim, idare. Dalavere, hile.
DÜMERLEMEK
Dürmek, sarmak, avuçta sıkmak.
DÜMENSİZ
Dümeni olmayan.
DÜMENEVİ
Dümen boğazının geçmesi için kıç bodoslamasının üst ucuna ve teknenin kümbet olan bölümüne açılmış oval delik.
DÜMENCİ
Gemilerde dümeni kullanan kimse. En tembel. Dalavereci, hileci, düzenbaz.
DÜMENDEN
Yalancıktan, gösteriş olarak.
DÜMENCİLİK
Dümencinin yaptığı iş. Dümenci olma durumu. En geride olma durumu, sonuncu olma durumu.
DÜMEK
Demet.
Bu bölümde tanımı içerisinde DÜME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DOMEN
Dümen.
İĞNECİK
Bazı omurgasız hayvanlarda rastlanan silis veya kalkerden oluşmuş, iğne biçiminde küçük çıkıntı. Deniz teknelerinde dümen menteşesi.
DÖMEN
Dümen. Dağın sivri ve çıplak tepesi.
VİYA
Dümeni ortaya alarak gemiyi bulunduğu doğrultuda yürütme. Belirli bir doğrultu verildikten sonra gemiyi aynı doğrultuda tutması için dümenciye verilen komut.
HARMANLAMAK
Harman etmek. Gemi az bir dümen açısıyla büyük bir eğri çizerek yürümek. Bir çember oluşturacak biçimde dolaşmak.
MEKEAĞACI
Kayık dümeni yöneltilen tahta sap. (Gençali Senirkent Isparta).
ELCİK
Bisiklet ve motosiklette dümenin elle tutulan kısımlarına geçirilen ve yumuşak, sentetik maddeden yapılmış olan kaplama.
YEKE
Kayıkta dümeni kullanmak için dümenin baş tarafına takılan kol. İri, kocaman.
YÖNETİM
Yönetme işi, çekip çevirme, idare. Dümen.
GÜBE
Testi. Gemi dümeni.
GEDEBOZ
Deniz araçlarını karaya çekmek için araca takılan tel. Dümeni idare eden ağaçtan yapılan eğri bir araç.
ABLO
Kayıkta yelken açıldığı zaman, yelkenin iki yana kaçmaması için serenin ucundan, dümene yakın kısmına bağlanan ipler.
DENGEŞİK
Dümen sisteminde yelpazenin itme merkezinin yakınına konulan ek dümen.
BAŞDÜMENCİ
Dümencilerin başı.
BAŞDÜMENCİLİK
Başdümenci olma durumu. Başdümencinin yaptığı iş.
DÜĞMECİK
Ekinlerin içinde biten yaprakları, oval biçiminde olan ve mavi renkli çiçek açan bir ot. Leylak renginde ve kokusuz çiçekleri olan bir bitki. Kara nohut kadar yuvarlak tohumu olan bir çeşit çayır otu. Kayıkla dümende iğnecik denilen demirlerin geçtiği delik.
SERDÜMEN
Dümen kullanmakla görevli bilgili ve deneyimli tayfa. Savaş gemilerinde çavuştan yüksek bir aşamada bulunan er.
APLİ
Kayıkta yelken açıldığı zaman, yelkenin iki yana kaçmaması için serenin ucundan, dümene yakın kısmına bağlanan ipler.
KEPÇE
Sulu yiyecekleri karıştırmaya ve dağıtmaya yarayan, uzun saplı, yuvarlak ve derince kaşık. Bu kaşığın alabildiği miktarda olan. Bu aracın alabildiği miktarda olan. Saplı bir çembere geçirilmiş olan, balık veya kelebek tutmada kullanılan ağ. Gemilerde, ortasında dümenevi bulunan yuvarlak kıç çıkıntısı. Güreşte hasmın arkasından bacakları arasına el sokma oyunu. Tahıl, kömür, kum vb.nin yüklenip boşaltılmasında kullanılan, tek veya iki çeneden oluşmuş motorlu araç. Erimiş madeni kalıba dökmek için kullanılan büyük kaşık.
GÜDÜLEÇ
Dümen. Direksiyon. Odun parçası, kısa ve kalın sopa.