Sonu BAĞLAM ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "bağlam" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu bağlam ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında bağlam olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde bağlam olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

BAĞLAM

Deste. Bir dil birimini çevreleyen, ondan önce veya sonra gelen, birçok durumda söz konusu birimi etkileyen, onun anlamını, değerini belirleyen birim veya birimler bütünü, kontekst. Herhangi bir olguda olaylar, durumlar, ilişkiler örgüsü veya bağlantısı, kontekst. Bent.

ÖNBAĞLAM

Görgül bilgileri dizgelemek ve bu bilgilerin örtük olarak içerdiği çıkarımsal yapılamalara ulaşmak üzere başvurulan nedensellik, süreklilik, düzenlilik gibi genel kavram kalıpları.

  -   -   -  

Anlamında BAĞLAM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BAĞLAM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AMA

Çelişkili ve tutarsız iki cümleyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz, amma, lakin, velakin. Uyarma veya şartlı bir ifade niteliğinde olan bir cümleyi, başka bir cümleye bağlamaya yarayan bir söz. Bir yargıyı veya bir buyruğu pekiştirmek için de kullanılan bir söz. Beklenmeyen bir sonucu anlatan iki cümleyi onun sebebi durumunda olan cümleye bağlayan bir söz. Bazen dikkati çekmek için cümlenin sonuna getirilen bir söz.

ALAKALANMAK

İlgilenmek. Bir şeyden zevk almak. Bir şey çekici gelmek. Gönül bağlamak, yakınlık duymak.

BAĞLAMSAL

Bağlam ile ilgili.

ABAŞO

Gemiyi baştan veya kıçtan halatla karaya bağlama. Altta, aşağıda bulunan, alttaki.

BAĞDAMAK

Birkaç şeyi birbirine geçirerek bağlamak. İçinden çıkılmayacak bir duruma getirmek, kördüğüm etmek.

BAĞCIK

Bağlama işinde kullanılan şerit biçiminde bağ.

BAĞLANMAK

Bağlama işine konu olmak. Yalnızca belli bir işle uğraşmak. Bir şey bir kimseye ayrılmak, tahsis edilmek. Beklenen şey elde edilmez olmak. Sevmek, içten bağlı olmak. Sözle veya yazılı olarak bir şeye bağlanmak, angaje olmak.

BAĞ

Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.

BANDANA

Başı değişik biçimlerde bağlamak amacıyla kullanılan büyük mendil.

BAĞLAYICI

Bağlama niteliği olan. Kuruduğu zaman yüzeyde film oluşturan, pigment ve dolgu maddelerini bir arada tutan, boyanın uçucu olmayan bölümü. Bağlamaya ve birleştirmeye yarayan: "Ve" bağlayıcı bir edattır. Uyulması zorunlu.

BAĞLAMACILIK

Bağlamacının yaptığı iş.

BAĞLAMA

Bağlamak işi. Yapılarda duvarları birbirine bağlayan kiriş, putrel vb. Üç çift telli olan ve mızrapla çalınan bir saz. Ulama.

BAĞLAMACI

Bağlama yapan veya satan kimse. Bağlama çalan kimse.

BAĞLAMAK

Bir şeyi bir yere veya bir şeye tutturmak. Birinde bir şeye karşı ilgi, istek uyandırarak o şeye ilgi, yakınlık duymasını sağlamak. Düğümlemek. Uyulması zorunlu olmak. Eklemek, bir araya getirmek, birleştirmek. Başka bir işle uğraşamaz durumda olmak. Anlaşma yapmak. Sona erdirmek, bitirmek, tamamlamak. Gönlünü kazanmak. Geçişi engellemek. Büyü, muska vb.nin aracılığıyla birinin birtakım isteklerini veya yetkinliğini engellemek, yok etmek. Birini söz veya yazı ile bağlamak, taahhüt etmek, angaje etmek. Yaraya ilaç koyup bezle sarmak. Bütün ilgisini bir yerde yoğunlaştırmak. Denk yapmak, paket yapmak.

BAĞLAMALIK

Bağlamaya yarayan.

APSELEŞMEK

Yara irin bağlamak, apse yapmak.

BAŞAKLANMAK

Başak bağlamak, tutmak.

ANGAJE

"Bağlamak" anlamındaki angaje etmek, "bağlanmak" anlamındaki angaje olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz.

ARMADURA

Gemide direklere takılı halatları bağlamak için küpeştenin iç tarafında bulunan delikli ve çubuklu levha.

BAĞLATMAK

Bağlama işini yaptırmak.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük