Sonu APRAŞ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "apraş" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu apraş ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında apraş olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde apraş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

APRAŞ

Çilli ve çopur yüzlü, sarı saçlı, açık renk gözlü adam. Yüzü, vücudu alaca benekli, lekeli hayvan veya adam. Halıdaki alacalık, renk bozukluğu. Biçimsiz, çirkin. Sarışın, çilli yüzlü kimse.

SAPRAŞ

Sahan kapağı.

  -   -   -  

Anlamında APRAŞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde APRAŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇAPRAŞMA

Çapraşmak işi.

MUĞLAK

Anlaşılması güç, anlaşılmaz, karışık, çapraşık.

ÇAPRAŞMAK

Karışık, çapraşık, çözülmez duruma gelmek. İki şey birbiriyle çapraz olarak kesişmek.

DÜĞÜM

İplik, ip, halat vb. bükülebilir şeyleri kıvırıp kendi üzerine veya birbirine dolayarak yapılmış olan boğum. Gelen ve yansımış dalgaların girişimiyle oluşan kararlı dalgalarda titreşim genliğinin sıfır olduğu noktalardan her biri. Anlaşılamayan, çözülemeyen karışık durum. Bilgisayar ağında başka birimlerle iletişim kurma yeteneği olan yazıcı, sunucu, bilgisayar vb. birim. Edebî eserlerde çapraşık olguların çözümlenmeden önce toplandığı en büyük merak unsuru.

ÇİZEM

Bir yapının, bileşenlerini, öğelerini ve aralarındaki ilişkileri gösterebilmek için küçük ölçekte çizgilerle gösterilmiş biçimi. Bir nesnenin çizenekle gösterimi. Bir devinimin dizgesel gösterimi. Bir dizgenin ya da nesnenin birbiriyle ilişkili parçalarını sırasıyla gösteren çizge. Çapraşık bir yapıyı, yalın, anlaşılır çizgilerle gösteren, özellikle belgesel filmlerde, belgesel izlencelerde kullanılan biçim.

KILÇIKLI

Kılçığı olan. Pürüzlü, çapraşık, karışık.

AŞIK

Aşık kemiği. Aşırma. Bir kimseye veya bir şeye karşı aşırı sevgi ve bağlılık duyan, vurgun, tutkun kimse. Sevişen bir çiftten kadına oranla genellikle erkeğe verilen ad. Halk ozanı. Dalgın, kalender kimse. "Ahbap, arkadaş" anlamında kullanılan bir seslenme sözü. Yağ çıkarmak için kullanılan ağaç. Kadınların bir süs eşyası. Allah adamı, safderun, bön. Çingene. Âşık. Alıcı ile göstericilerde filmin aralı devinimini sağlayan tırnaklara gerekli devinim biçimini veren, çapraşık bir devinimi sağlayabilecek biçimde yapılmış, özeğinden geçmeyen bir eksene bağlı madenden parça. Saz çalarak şiir okuyan halk ozanı tipi. Çatıyı oluşturan ağaçlardan her biri. (Afşar Gelendost Isparta). Akıntı, cereyan. Türk gölge oyununda ciddi tiplerden biri; saz çalarak şiir okur. Halk ozanlarının ezgicilerine ve öykücülerine verilen ad. (Halk edebiyatı terimi) Saz şâiri. Tutkun, vurgun, sevdalı.

KARIŞIK

Ayrı nitelikteki şeylerden oluşmuş. Düzensiz, dağınık, intizamsız. Dolu. Karışmış. Saf olmayan. Halk inancına göre cin ve perilerle ilişkisi olan. Çalkantı, kargaşa, gerginlik içinde olan. Anlaşılması güç olan, açık seçik olmayan, çapraşık.

ÇAPRAŞIKLAŞMAK

Çapraşık duruma gelmek.

TİPLEMEK

Belirli bir tipin bütün çapraşık özelliklerini, bunu en iyi, en rahat, en inandırıcı biçimde temsil edebilecek kişiyle canlandırmak.

GİRİFT

Birbirinin içine girip karışmış, girişik, çapraşık. Güzel yazı sanatında boş yer bırakmayacak biçimde iç içe istif edilmiş (yazı). Klasik Türk müziğinde kullanılmış, neye benzer bir çalgı.

ÇAPRAŞIKLIK

Çapraşık olma durumu.

ÇARPAŞIH

Çapraşık.

PAÇARIS

Engel. Karışık, çapraşık.

DOLAMBAÇLI

Dolambacı olan. İçinden zor çıkılır, çapraşık.

ÇEPREŞİK

Karışık, bozuk. Çapraşık, karışık, eğri büğrü.

ÇAPARIZLIK

Güçlük, çapraşıklık.

ANİMASCOPE

Canlandırmaya yardımcı bir işlem. (Bu işlem, canlı varlıkların ve devingen modellerin çapraşık devinimlerinin canlıresim biçimine sokulmasını sağlar; böylelikle tek tek resim çizme gereği kalmaz).

ÇEPEKLEŞMEK

Çapraşık, karışık bir hal almak.

BURKAÇ

Dolaşık, çapraşık, eğri büğrü, eğri. Su çevrisi, girdap. Bol yetişen, feyizli. Altın bilezik.