Sonu AKMA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "akma" olan, toplam 21 adet kelime bulunmaktadır. Sonu akma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında akma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde akma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

KARAYAKMA, KARABAKMA

8 harfli kelimeler

TASÇAKMA, KAYNAKMA, DELDAKMA

7 harfli kelimeler

BIRAKMA, ÇIRAKMA, OYNAKMA, BİRAKMA, ÇİRAKMA

6 harfli kelimeler

ÖZAKMA

5 harfli kelimeler

DAKMA, LAKMA, HAKMA, GAKMA, YAKMA, TAKMA, KAKMA, ÇAKMA, BAKMA

4 harfli kelimeler

AKMA

Bazı kelimelerin anlamları

AKMA

Akmak işi. Reçine, çam sakızı, akındırık.

ÇİRAKMA

Üzerinde çıra yakılan tenekeden yapılmış bir çeşit şamdan.

KAYNAKMA

Küçük, kulpsuz çamaşır kazanı.

ÇIRAKMA

Şamdan.

GAKMA

Kütük yarması, parça odun.

KARABAKMA

Kuşpalazı, difteri.

ÖZAKMA

Reçine : Özakma gibi yapıştı.

TASÇAKMA

Körebe oyunu.

LAKMA

Pamuklu, uzun kadın yeleği.

BIRAKMA

Bırakmak işi.

BİRAKMA

Külbastı.

DELDAKMA

Kadın yeleği. (Gücüllü Yalvaç Isparta).

OYNAKMA

Kötü, oynak kadın.

HAKMA

Bir yaşında dişi keçi.

DAKMA

Yelek. Samanlık çatısına destek olarak konulan eğri direk. Yedek. Ek: Bu evin dakması iyi olmuş. Define. Tartılmak için teraziye konulan ete kasapların gizlice kattıkları fena et parçası. Takma: Dakma saç.

KARAYAKMA

Bir çeşit çıban, şarbon hastalığı.

  -   -   -  

Anlamında AKMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AKMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ACIKTIRMAK

Açlık duymasına sebep olmak. Aç bırakmak.

ADLANDIRMAK

Çağırmak veya anmak için bir canlıya, bir yere, bir şeye ad vermek, ad koymak, ad takmak, ad vermek, isimlendirmek, isim koymak, isim takmak, isim vermek, tesmiye etmek.

APIŞTIRMAK

Hayvanı çok yorarak yürüyecek güç bırakmamak. Çifte demir atarak döndükçe geminin bir alan içinde kalmasını sağlamak.

AÇMA

Açmak işi. Bir tür susamsız, kalınca, yağlı çörek. Orman içinde ağaç kesme veya yakma yoluyla tarıma elverişli bir duruma getirilen arazi.

AKINTI

Akma işi. Sıvı yapıştırıcıların ağaç yüzeylerine gereğinden çok sürülmesi ile oluşan durum. Hastalık sebebiyle vücudun herhangi bir yerinden sulu madde akması. Havanın veya suyun herhangi bir yöne doğru yer değiştirmesi, akım, cereyan. Eğiklik, eğim, meyil. Çam türü ağaçlarda bulunan reçinenin eriyerek akması olayı.

AKICI

Akma özelliği olan. Kesintisiz. Kolay anlaşılabilen, okunabilen, anlamca açık (anlatım), selis.

AĞLAMAK

Üzüntü, acı, sevinç, pişmanlık vb.nin etkisiyle gözyaşı dökmek. Sızlanmak, yakınmak. Bir duruma üzülmek. Ağaç budandığında kesilen yerlerden besi suyu veya öz su akmak.

AKINDIRIK

Reçine, çam sakızı, akma.

AKIŞ

Akma işi. Belirlenen biçimde, kurallarına ve doğasına uygun olarak gerçekleşme. Akın. Geçip gitme, sürüp gitme.

ARTIKLAMAK

Yemekte artık bırakmak.

AKIM

Akma işi. Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan, tarz. Debi. Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan.

APAÇIKLIK

Apaçık olma durumu. Bir şeyin, hiçbir kuşkuya yer bırakmaksızın açık bir biçimde görünmesi.

ALO

Telefon konuşmasına başlarken kullanılan bir seslenme sözü. (alooo) Kendisine bakmasını veya kendisiyle ilgilenmesini istediği kişiye karşı söylenen seslenme sözü.

ALIKOYMAK

Bir süre için bir yerde tutmak. Ayırıp saklamak. Mâni olmak, engel olmak. Birini, yapmakta olduğu veya yapmak istediği işten geri tutmak. Yoksun bırakmak.

AGOP

"Aptal aptal bakmak" anlamındaki Agop'un kazı gibi bakmak deyiminde geçen bir söz.

AFALLAŞTIRMAK

Şaşkınlık içinde bırakmak, birini şaşırıp bir şey yapamaz duruma sokmak.

ALYAN

Cıvataları çıkarıp takmaya yarayan, altıgen kesitli, L biçiminde alet.

ALAZLAMAK

Bir şeyin yüzünü alevden geçirmek, aleve tutmak. Sızlatmak, yakmak, acı vermek.

ABANDONE

Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.

AKITMAK

Akmasını sağlamak, akmasına yol açmak, dökmek.