AGE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "age" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. age ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu age ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde age olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

AGE

Ağabey, büyük erkek kardeş.

AGEL

Arap erkeklerinin kefiyelerinin üzerine bağladıkları, yünden örülmüş kalın çember bağ.

AGENEZ

Bir vücut parçasının doğuştan yokluğu veya yetersiz gelişimi.

AGENA

Kardeş, arkadaş.

AGENİTALİZM

Yumurtalık veya testis salgılarının yokluğu.

AGENEZİS

Bir organın embriyolojik gelişim döneminde hiç gelişememesi, olmaması, tamamen biçimlenmemiş olması veya yokluğu, oluşmama. Erkekte spermatogenezis veya dişide oogenezisin yokluğu.

AGEMEK

Alıp gelmek, getirmek.

  -   -   -  

Anlamında AGE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AGE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SIĞIN

Alageyik.

ORİJİNALİTE

Özgünlük. Alışılagelenden değişik, şaşırtıcı nitelikte olma durumu.

ANSIZIN

Hatıra gelmeyen bir sırada, ani, anide, aniden, ansız, apansız, apansızın, birden, birdenbire, dangadak, defaten, durup dururken, fücceten, gürpedek, larp, larpadak, patadak, pattadak, rappadak, şakkadak, şapadanak, şappadak, şırakkadak, bedaheten, fücceten, nagehan, vehleten.

GALATIMEŞHUR

Yaygınlaştığı için yanlışlığına önem verilmeden kullanılagelen söz, deyim, terim, yaygın yanlış.

BERMUTAT

Alışılagelen biçimde, her zaman olduğu gibi.

ORİJİNAL

Özgün. Fabrikası tarafından yapılan, taklit olmayan (araç ve gereç). Otantik. Alışılagelenden daha değişik, şaşırtıcı nitelikte olan.

OLAGELME

Olagelmek işi veya durumu.

OLAĞAN

Sık sık olan, olagelen, doğal, tabii, olmadık karşıtı. Alışılmış olan, normal.

GEYİKGİLLER

Geviş getirenlerden geyik, alageyik, karaca vb. hayvanları içine alan bir familya.

SÖKMEK

Bir şeyi bulunduğu yerden kuvvet kullanarak ya da gevşeterek çıkarmak, çekip ayırmak. Rüzgâr, sel, akarsu, bir şeyi yerinden çıkarmak, götürmek. Geçmek, etki yapmak. Geçip gitmeye engel olan zorlukları atlatmak. Ayırmak, uzaklaştırmak, vazgeçirmek. Okuyabilme becerisini kazanmak. Balgam vb.nin çıkması, akması kolaylaşmak. Örülmüş, dikilmiş şeyin, örgüsünü veya dikişini ayırmak. Karışık bir yazıyı okumak. Kurulmuş bir şeyi parçalarına ayırmak. Gelmeye başlamak veya çıkagelmek.

NORMAL

Kurala uygun, alışılagelen, olağan, düzgülü, aşırılığı olmayan, uygun. Aşırılığı, eksikliği ve taşkınlığı olmama, ortalama durum. Bir eğrinin bir teğetine değme noktasından çizilen dikme.

KİMYACI

Kimya ile uğraşan kimse, kimyager. Kimya öğretmeni.

BASKIN

Suç işlediği veya suçluların bulunduğu sanılan bir yere ansızın girme. Benzerleri arasında güç ve önem bakımından başta gelen, başat, hâkim, dominant. Sertlik, zorluk bakımından üstün. Su basması, sel. Ansızın çıkagelme. Kısa süreli, beklenmedik saldırı.

DAMLAMAK

Damla durumunda tane tane düşmek. İçindekini damla damla akıtmak. Bir yere çağrılmadan, çekinmeden gitmek, çıkagelmek.

KİMYACILIK

Kimyacının yaptığı iş, kimyagerlik.

AYRIKSI

Alışılagelmiş töre ve davranışlara aykırı olan, eksantrik. Başka, bambaşka, apayrı, eksantrik.

BAGETLİ

Bageti olan.

POLO

At üzerinde sopayla oynanan bir tür top oyunu, çevgen. Volkswagen'in bir araba modeli.

ÇIKAGELME

Çıkagelmek işi.

RUTİN

Sıradanlık, çeşitlilik göstermeyen, alışılagelmiş düzen içinde yapılan. Yapılması alışkanlık hâline gelmiş iş.