Kelimeler arşivi içinde; sonunda "adal" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. Sonu adal ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında adal olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde adal olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
GONADAL, KABADAL, KARADAL, KOCADAL, OYMADAL
BADAL, CADAL, DADAL, GADAL, HADAL, KADAL
ADAL
ADAL
Erkek dana. "Adın yayılsın, ün kazan" anlamında bir isim.
HADAL
Kibirli, kendini beğenmiş.
DADAL
Ahmak, saf, bön, şaşkın, sersem. Pisboğaz.
KOCADAL
Gümüşhane kenti, Torul belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
BADAL
Merdiven. Kardan veya çamurdan oluşan çukur. Merdiven, merdiven basamağı. Kar veya çamurda donmuş, kurumuş, derin, tekerlek ve ayak izi. Yol veya tarladaki girinti çıkıntı, tümsek, hendek: Yol çok badallı, araba sarsıyor. İki dönüm büyüklüğünde bir tarlanın altıda bir parçası. Tarla sekisi. Tuzak, fak, tehlike: Mehmedi badala bastırdım. Ağacın gövdesinden ilk ayrılan dal, sürgün. Bacak: Badalına basar ayırırım. Geniş adımla yürüyüş. Zıpzıp, bilye. Ceviz içinin dörtte biri. Akran, eş, denk. Pis, karışık. Engel, güçlük. Merdiven basamağı, merdiven.
GADAL
Çorba karıştırmaya yarayan ağızsız kepçe. Manzara.
KADAL
Güldürü, eğlenti. Cirit oyunu.
KABADAL
Tunceli kenti, Kırmızıköprü bucağına bağlı bir yer.
CADAL
Züğürt.
OYMADAL
Tunceli şehri, Mazgirt ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
KARADAL
Sağlam olduğu için kazma, keser ve benzerleri araçlara sap yapmakta kullanılan koyu renkli bir cins ağaç. Çok su verildiği için döl vermeden gereğinden çok büyümüş sebze. Bir çeşit ekşi, sulu armut.
GONADAL
Gonadlara ait, gonadlarla ilgili. Eşey bezlerinden meydana gelen, eşey bezlerine ait olan.
Bu bölümde tanımı içerisinde ADAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HAKSIZ
Hak ve adalete uygun olmayan. Davası, iddiası, davranışı, düşüncesi doğru ve yerinde olmayan (kimse).
İSKANDİNAV
Kuzey Avrupa yarımadalarının bütünü. İskandinavyalı.
CADALOZLAŞMAK
Cadaloz gibi davranmak.
GÜTAPERKA
Sumatra'da ve çevresindeki adalarda yetişen büyük bir cins ağaçtan elde edilen, kablo yapımında kullanılan, kauçuğa benzer, zamklı bir madde.
ADLİYE
Hukuk ve adalet işlerini gören devlet kuruluşları. Hukuk ve adalet işlerinin görüldüğü resmî yapı.
ADALETSİZLİK
Adalete aykırı olma durumu.
ADALETSİZ
Adalete aykırı düşen (şey). Adaleti olmayan (kimse).
CADALOZLAŞMA
Cadalozlaşmak işi.
HAK
Adalet. Kâğıttaki yazıyı kazıma, kazı. Dava veya iddiada gerçeğe uygunluk, doğruluk. Verilmiş emekten doğan manevi yetki. Doğru, gerçek. Adaletin, hukukun gerektirdiği veya birine ayırdığı şey, kazanç. Pay. Emek karşılığı ücret. Tanrı. Maden, ağaç, taş üzerine elle yazı veya şekil oyma, kazı.
FİLİPİNLİ
Filipin adaları halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.
ADALETLİLİK
Adaletli olma durumu.
HAKSIZCA
Hakka, adalete uymayan. (haksı'zca) Hakka, adalete uymayan biçimde, haksızcasına.
HAKÇA
Adalete uygun bir biçimde, doğrulukla, adilane.
CADALOZLUK
Cadaloz olma durumu.
HAKKANİYET
Hak ve adalete uygunluk, doğruluk, nasfet.
DARIFÜLFÜL
Doğu Hint Adaları'nda yabani olarak yetişen, tırmanıcı, meyveleri 6 santimetre uzunluğunda, 7 milimetre çapında, koni biçiminde, açık esmer renkli, yakıcı ve keskin lezzetli, iştah açıcı bir bitki (Fructus Piperis longi).
DOĞRULUK
Doğru ve dürüst olma durumu, doğru olana yakışır davranış, dürüstlük, adalet. Düşüncenin gerçekle uyuşması, yargı ve önermelerin gerçeğe uygun olması.
İNSAF
Acımaya, vicdana veya mantığa dayanan adalet. "Acı, düşün" anlamlarında bir seslenme sözü.
HAKLI
Hakka uygun, doğru, yerinde. Davası, iddiası, düşüncesi veya davranışı doğru ve adalete uygun olan (kimse).
HAKSIZLIK
Hak ve adalete aykırılık.