Sonu ARET ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "aret" olan, toplam 35 adet kelime bulunmaktadır. Sonu aret ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında aret olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde aret olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

KÜÇÜKZİYARET, İADEİZİYARET

11 harfli kelimeler

UZUNZİYARET

9 harfli kelimeler

AKZİYARET

8 harfli kelimeler

MEFHARET

7 harfli kelimeler

SEFARET, SEKARET, MÜCARET, MERARET, BAŞARET, BASARET, ZİYARET, VEZARET, TİCARET, TAHARET, ŞETARET, SADARET, NEZARET, MAHARET, BEŞARET, KEFARET, CESARET, HAKARET, HARARET

6 harfli kelimeler

AKARET, EMARET, ESARET, AMARET, İBARET, İMARET, İŞARET

Bazı kelimelerin anlamları

ARET

Arkadaş, dost, ahretlik: Aretim nereye gidiyorsun?. Ahret, öteki dünya. Ahretlik, kızların en yakın kız arkadaşı, sırdaşı. Ahiret.

MEFHARET

Övünme, övünce, iftihar etme.

MÜCARET

Kesin olarak : Mücaret geleceğim.

VEZARET

Vezirlik.

BASARET

Basiret, aldanmaya meydan vermeyecek şekilde gerçeği açıkça görebilme yetisi.

KÜÇÜKZİYARET

Şanlıurfa ilinde, Suruç belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

SEFARET

Elçilik.

AKZİYARET

Mardin şehrinde, Kızıltepe belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Şanlıurfa şehri, Akziyaret bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

SEKARET

Ölüm durumunda.

TAHARET

Temizlik, temiz olma. Sidik ve dışkı yapıldıktan sonra suyla temizlenme. İslam dini inanışlarına uygun olarak yapılmış olan temizlik.

BAŞARET

Muhakeme: Sorulan soru karşısında başaretim işlemedi.

ZİYARET

Birini görmeye, biriyle görüşmeye gitme, görüşme. Bir yeri görmeye gitme.

UZUNZİYARET

Şanlıurfa ilinde, Karacadağ bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

MERARET

Acılık.

TİCARET

Ürün, mal vb. alım satımı. Alışveriş sonucu elde edilen, yararlanılan fiyat farkı, kâr. Bu etkinlikle ilgili bilim. Kazanç amacıyla yürütülen alım satım etkinliği.

İADEİZİYARET

Daha önce yapılmış olan ziyarete ziyaretle karşılık verme.

  -   -   -  

Anlamında ARET bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ARET geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALTILI

Altı parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden altı tane bulunan. Altılı ganyan. İskambil, domino vb. oyunlarda üzerinde altı işareti bulunan kâğıt veya pul. Divan edebiyatında her bendi altı dizeden oluşan nazım biçimi.

AKIŞKANLIK

Akışkan olma durumu. Para ve ticaretle ilgili işlemlerde kullanılabilecek durumda olan satın alma gücü, likidite. Kolaylıkla paraya çevrilebilme özelliği fazla olan varlıklar, likidite.

ACENTE

Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.

ARDİYE

Evlerde kullanılmayan, saklanması gereken eşyaların konulduğu bölüm. Böyle bir yerde saklanılan eşya için ödenen ücret. Genellikle ticaret eşyasının saklandığı yer, depo.

ARMATÖR

Ticaret gemisi sahibi.

ALEVLİ

Alevi olan, alevlenmiş. Şiddetli, hararetli.

ANLAMAK

Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak. Sorup öğrenmek. Yarar sağlamak. Birinin duygularını, istek ve düşüncelerini sezebilmek. Yeni bilgileri eskileriyle bir araya getirerek sonuç niteliğinde başka bir bilgi edinmek. Bir şey hakkında bilgisi bulunmak. Doğru ve yerinde bulmak.

ANGARYA

Bir kimseye veya bir topluluğa zorla, ücret vermeden yaptırılan iş, yüklenti. Kölelik düzeninde köylünün derebeyine yaptığı zorunlu ücretsiz hizmet. Usandırıcı, bıktırıcı, zorla yapılmış olan iş. Savaş durumundaki bir devletin, kendi sularındaki yabancı bir devletin ticaret gemilerine el koyarak bunlardan yararlanması. Olağanüstü durumlarda veya sıkıyönetimde devletin vatandaşlara ait taşıtlara el koyması. Bir kişiye görevi dışında yaptırılan iş.

APOLET

Subaylarda rütbeyi göstermek için üniformaların omuzlarına takılan işaretli parça, omuzluk. Giysilerin omuzlarına süs olarak takılan parça.

ARIZA

Aksama, aksaklık, bozulma. Bir notanın sesini yarım ton yükseltmek, alçaltmak veya eski durumuna getirmek için notanın soluna konulan diyez, bemol ve bekar işaretlerinin ortak adı. Engebe.

AGORA

Yunan klasik devrinde, sitenin yönetim, politika ve ticaret işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan, halk meydanı.

ARDA

İşaret olarak yere dikilen çubuk. Maden üzerine kazıma yapmak ve çıkrıkta çevrilen şeyleri yontmak için kullanılan çelik kalem. Ardıl.

ALAMET

Belirti, işaret, iz, nişan. Büyüklük, irilik bakımından şaşılacak durumda olan nesne.

AKTİF

Etkin, canlı, hareketli, çalışkan, faal. Bir ticarethanenin, ortaklığın para ile değerlendirilebilen mal ve haklarının tümü. Etkili. Çalışan, çalışmasını sürdüren. Etken.

AKAR

Kiraya verilerek gelir getiren ev, dükkân, tarla, bağ vb. mülk, akaret. Halı, koltuk, yatak vb. yerlerde ve nemli ortamlarda yaşayan, astıma yol açabilen, insan vücudundan dökülen deri tozlarıyla ve parçacıklarıyla beslenen bir tür canlı. Sıvı, mai, likit.

ANAHTAR

Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.

APOSTROF

Kesme işareti.

ARAMAK

Birini veya bir şeyi bulmaya çalışmak. Önem verip istemek. Ziyarete, hatır sormaya gitmek. Bir şeyin yokluğunu duyarak geri gelmesini istemek, özlemek. Şart koşmak. Bir kişiyle görüşmek üzere telefon etmek. Araştırmak, yoklamak.

ACYO

Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.

ALARM

Bir uyarıyı, bir tehlikeyi bildirmek için verilen işaret. Bu işareti veren düzenek.