IRK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ırk" olan, toplam 18 adet kelime bulunmaktadır. ırk ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ırk ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ırk olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

IRKALAMAK, IRKTAŞLIK

8 harfli kelimeler

IRKÇILIK, IRKANMAK, IRKILGAN, IRKİLMEK

7 harfli kelimeler

IRKİYAT, IRKILMA

6 harfli kelimeler

IRKTAŞ, IRKSAL

5 harfli kelimeler

IRKÇI, IRKIL, IRKIN, IRKIP

4 harfli kelimeler

IRKİ, IRKA, IRKI

3 harfli kelimeler

IRK

Bazı kelimelerin anlamları

IRK

Kalıtımsal olarak ortak fiziksel ve fizyolojik özelliklere sahip insanlar topluluğu. Bir canlı türünde aynı karakteri taşıyan canlıların oluşturduğu alt bölüm. Soy.

IRKIN

Zayıf, cılız, hastalıklı.

IRKANMAK

Sallanmak, titremek.

IRKİLMEK

Halk toplanmak.

IRKILMA

Üzerine doğru eğilme.

IRKTAŞLIK

Irktaş olma durumu.

IRKIP

Yöntem, tutulması gereken yol.

IRKÇILIK

İnsanların toplumsal özelliklerini biyolojik, ırksal özelliklerine indirgeyerek bir ırkın başka ırklara üstün olduğunu öne süren öğreti, rasizm.

IRKTAŞ

Aynı ırktan olanlardan her biri.

IRKÇI

Irkçılık yanlısı olan, rasist.

IRKSAL

Irki.

IRKIL

Kâhin, falcı.

IRKİYAT

Etnoloji.

IRKALAMAK

Sarsmak, sallamak.

IRKILGAN

Kayşa, göçü.

IRKİ

Irkla ilgili, ırksal.

  -   -   -  

Anlamında IRK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde IRK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BONSERVİS

Çalıştığı yerden ayrılırken görevini iyi yaptığını belirtmek amacıyla birine verilen belge.

ARPACIK

Göz kapağının kenarında çıkan küçük çıban, it dirseği. Tüfek, tabanca vb. ateşli silahlarda namlunun en ileri bölümünde bulunan ve nişan alırken gezle birlikte göz ile hedef arasında aynı çizgi üzerine getirilen küçük çıkıntı.

BAĞIRTI

Bağırırken çıkarılan sesin adı.

CIS

Çocukları ateşe ve tehlikeli şeylere karşı uyarırken söylenen bir söz.

AĞIRLAMA

Ağırlamak işi, ikram, izaz. Gelin veya güveyi karşılanırken çalınan kıvrak bir hava.

BİRİKİM

Birikme, bir yerde toplanıp yığılma. Biriktirilen mal ya da para. Gözlemler, deneyler sonucu elde edilmiş şeylerin bütünü, deneyim. Bilim veya sanat alanında sahip olunan bilgi, repertuvar. Herhangi bir aşınma sürecinde veya taşıma işi yapılırken alüvyonlu maddelerin bırakılması. Toplumların kültürel varlıklarının gelişip genişlemesi ve uygarlık düzeyinin yükselmesi süreci.

AKŞAMÜSTÜ

Güneşin battığı sıralarda, akşama doğru, akşam yaklaşırken, akşamüzeri.

ARKALIK

Sırt dayamaya yarayan yer. Ev içinde giyilen kolsuz, kalınca bir kısa hırka türü. Sırtında yük taşıyan hamalların, yük taşırken kullandıkları arka yastığı, semer, hamal semeri, arkalıç.

AZMAK

Küçük su birikintisi, gölcük. Çamaşır artık ağartılamaz duruma gelmek. Hayvanlar iki ayrı ırktan doğmak. Yara, hastalık etkili, tehlikeli duruma gelmek. Cinsel duyguları artmak. Bitkiler, aşırı büyümek. Bataklık. Deniz, ırmak vb. kabarmak, taşmak. Taşkınlıkta ileri gitmek.

BRAHMA

İri yapılı, bacakları tüylü, paçalı bir tavuk ırkı.

BABAESKİ

Kırklareli iline bağlı ilçelerden biri.

BEYAZ

Ak, kara, siyah karşıtı. Baskıda normal karalıkta görünen harf türü. Bu renkte olan. Beyaz ırktan olan kişi. Beyaz zehir.

AĞIRKANLILIK

Ağırkanlı olma durumu.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

CART

Sert bir şey yırtılırken çıkan ses. Hoşa gitmeyen, dikkat çeken renk.

ANIRTI

Eşeğin anırırken çıkardığı sesin adı.

ABDESTLİK

Abdest alınacak yer. Abdest alınırken giyilen ve kolsuz hırkaya benzeyen bir giyecek türü.

ABA

Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.

ANGLOSAKSON

V. ve VI. yüzyılda Büyük Britanya'yı ele geçiren Cermen ırkından oymaklar. Ana dili İngilizce olan kimse.

CIRT

Kâğıt, kumaş vb. yırtılırken çıkan ses. Nesneleri birbirine bağlamakta kullanılan, çentikli, plastik kelepçe.