ÜZ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "üz" olan, toplam 126 adet kelime bulunmaktadır. üz ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu üz ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde üz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

ÜZGÜLENMECİLİK

12 harfli kelimeler

ÜZENGİLENMEK, ÜZDÜRÜVERMEK

11 harfli kelimeler

ÜZENGİLEMEK, ÜZENGİLENME, ÜZÜLEBİLMEK, ÜZÜLÜVERMEK, ÜZÜMÇİNGİLİ

10 harfli kelimeler

ÜZENGİLEME, ÜZÜMGÜNEŞİ, ÜZBERLEMEK, ÜZENGİTAŞI, ÜZERİYÜKLÜ, ÜZGÖRMELİK, ÜZÜLEBİLME, ÜZÜLÜVERME, ÜZÜMLÜAYAK

9 harfli kelimeler

ÜZENGİSİZ, ÜZÜMCÜLÜK, ÜZÜNTÜSÜZ, ÜZDÜRMEYH, ÜZENGİLİK, ÜZÜKLEMEK, ÜZÜMLÜBEL, ÜZÜMVEREN

8 harfli kelimeler

ÜZERİNDE, ÜZGÜNLÜK, ÜZÜNTÜLÜ, ÜZDERMEK, ÜZDÜRMEK, ÜZEGELEN, ÜZENGİLİ, ÜZERLİYH, ÜZERRİYH, ÜZNÜKMEK, ÜZNÜLMEK, ÜZRESİNE, ÜZÜGUYLU, ÜZÜLLERİ, ÜZÜLMEYH, ÜZÜMBAĞI, ÜZÜMDALI, ÜZÜMDERE, ÜZÜMKARA, ÜZÜMLEME, ÜZÜMÖREN, ÜZÜNLEME

7 harfli kelimeler

ÜZERİNE, ÜZERLİK, ÜZGÜSÜZ, ÜZÜLMEK, ÜZÜMSÜZ, ÜZÜNÇLÜ, ÜZBEKES, ÜZBELEK, ÜZDÜRGE, ÜZELLİK, ÜZENKES, ÜZENMEK, ÜZERRİK, ÜZİKULİ, ÜZİLMEK, ÜZLEMEK, ÜZNEMEK, ÜZNÜMEK, ÜZÜKLÜK, ÜZÜMAŞI, ÜZÜMAYI, ÜZÜMLER, ÜZÜMLÜK, ÜZÜMOTU, ÜZÜMÖZÜ, ÜZÜNMEK, ÜZÜŞMEK, ÜZÜTMEN, ÜZVEKES

6 harfli kelimeler

ÜZENGİ, ÜZENTİ, ÜZGÜLÜ, ÜZÜLME, ÜZÜMCÜ, ÜZÜMLÜ, ÜZÜMSÜ, ÜZÜNTÜ, ÜZBEÜZ, ÜZDÜYH, ÜZEKES, ÜZEMEK, ÜZERİK, ÜZERLİ, ÜZEYİR, ÜZKÜRE, ÜZÜRLİ

5 harfli kelimeler

ÜZERE, ÜZERİ, ÜZGÜN, ÜZMEK, ÜZÜCÜ, ÜZÜNÇ, ÜZBAR, ÜZEGÜ, ÜZGEÇ, ÜZGER, ÜZGEŞ, ÜZKES, ÜZLEK, ÜZLET, ÜZLÜK, ÜZNEK, ÜZNÜK, ÜZSÜZ, ÜZÜYH, ÜZZÜH, ÜZZÜK

4 harfli kelimeler

ÜZGÜ, ÜZME, ÜZÜM, ÜZER, ÜZGİ, ÜZİK, ÜZÜG, ÜZÜH, ÜZÜK, ÜZÜR, ÜZÜT

2 harfli kelimeler

ÜZ

Bazı kelimelerin anlamları

ÜZ

Ovalık, düzlük. Yüz. Katı, sert. Yüz, surat. Dokuztaş oyunu. Yüz, taraf, kısım, parça. Yüz, çehre. Yüz (bk. yüzünden). Sağır.

ÜZÜLEBİLMEK

Üzülme olasılığı bulunmak.

ÜZENGİLENMEK

Hayvan, üzengi ile vurulmak.

ÜZENGİLEME

Üzengilemek işi.

ÜZÜMÇİNGİLİ

Yazma kenarına yapılan oya. (Yalvaç Isparta).

ÜZÜLÜVERMEK

Çabucak üzülmek.

ÜZÜLEBİLME

Üzülebilmek durumu.

ÜZENGİLENME

Üzengilenmek işi.

ÜZENGİTAŞI

(Mimarlık) Bir kemerin iki yanında ayaklar üzerine gelen ilk taşlar. Bu taşların ayaklar üzerine gelen yüzü yatay, üste gelen yüzü ise kemer içine doğru eğiktir. Yastık taşı da denir.

ÜZGÜLENMECİLİK

Genel olarak kötülemek, üzgülemek ve hor görülmekten haz duymak. Kendisi ya da başkası acı veren işlemlere konu olmadıkça, cinsel istek ve gerilim duyamamak. (Freud) Kişinin yıkıcı ya da yok edici eğilimlerini kendi benliğine yöneltmesi.

ÜZÜMGÜNEŞİ

İnce uzun gövdeli, ön kanatlı ve ince duyargalı küçük kelebek.

ÜZENGİLEMEK

Koşturmak için hayvana üzengi ile vurmak.

ÜZBERLEMEK

Üstünde çok durmak, isteğini yinelemek.

ÜZDÜRÜVERMEK

Gönlünü yapmak, kandırmak.

ÜZGÖRMELİK

Güvey akrabalarının geline ilk gördüklerinde verdikleri armağan.

ÜZERİYÜKLÜ

Gebe.

  -   -   -  

Anlamında ÜZ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÜZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ACUR

Kabakgillerden, kabuğu çizgili ve tüylü, yeşil veya sarımtırak, üzeri yeşil lekeli, irice bir meyve (Cucumis flexuosus).

ACIMA

Acımak durumu. Başka bir kimsenin veya canlının mutsuzluğuna karşı duyulan üzüntü, merhamet.

ABLAK

Yayvan ve dolgun (yüz).

ACISIZ

Tadı acı olmayan. Üzüntüsü, sıkıntısı olmayan, kedersiz. Ağrı, sızı duyulmayan.

ABDEST

Müslümanların, belli ibadetleri yapabilmek için bir düzen içerisinde bazı organları yıkayıp bazılarını mesh etme yoluyla yaptıkları arınma.

ACINMAK

Acıma işine konu olmak. Başkasının hesabına üzülmek, yazıklanmak, yerinmek.

ABUS

Somurtkan (kimse). Çatık, asık (yüz). Garip, acayip.

ACIMAK

Tadı acı duruma gelmek, acılaşmak. Başkasının uğradığı veya uğrayacağı kötü bir duruma üzülmek. Merhamet etmek. Acılı, ağrılı olmak.

ABANİ

Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.

ACILANMAK

Tadı acı olmak, acılaşmak. Acılı durumda olmak, üzüntüye kapılmak, üzülmek.

ACEMBUSELİK

Klasik Türk müziğinde kullanılan birleşik bir makam.

ACİZ

Gücü bir işe yetmez olanın durumu, güçsüzlük. Beceriksizlik. Kişinin ve kuruluşun borcunu vaktinde ödeyememesi durumu.

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

ACEM

Klasik Türk müziğinde mi notasına yakın bir perde. İran ülkesi. İranlı.

ACEMAŞİRAN

Klasik Türk müziğinde kullanılan şet makamlarından biri.

ACEMKÜRDİ

Klasik Türk müziğinde birleşik bir makam.

ABAJUR

Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.

ACIKLI

Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun. Acı görmüş, yaslı, kederli.

ABANMAK

Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.