ÖRS ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "örs" olan, toplam 23 adet kelime bulunmaktadır. örs ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu örs ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde örs olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

ÖRSENHOPURU

10 harfli kelimeler

ÖRSELENMEK, ÖRSENLEMEK

9 harfli kelimeler

ÖRSELEMEK, ÖRSELENİŞ, ÖRSELENME, ÖRSELEYİŞ, ÖRSKÜTÜĞÜ

8 harfli kelimeler

ÖRSELEME

7 harfli kelimeler

ÖRSELLİ, ÖRSEMBE, ÖRSEMEK

6 harfli kelimeler

ÖRSKAN, ÖRSKÖY, ÖRSTED

5 harfli kelimeler

ÖRSAN, ÖRSAY, ÖRSEK, ÖRSEL, ÖRSÜN

4 harfli kelimeler

ÖRSE, ÖRSÜ

3 harfli kelimeler

ÖRS

Bazı kelimelerin anlamları

ÖRS

Biçimleri yapılacak işe göre değişen, üzerinde maden dövülen, çelik yüzeyli, demir araç. Üzerine çivi çakılacak ayakkabı geçirilen kunduracı gereci.

ÖRSTED

CGS birim sisteminde kullanılan, oe ile gösterilen, manyetik alan şiddeti birimi.

ÖRSENLEMEK

İvecenlik etmek.

ÖRSKÜTÜĞÜ

Örs demirinin sağlam durmasını sağlayan destek kütük. (Yalvaç Isparta; Gölbaşı Çankaya Ankara).

ÖRSELEYİŞ

Örseleme işi.

ÖRSEMEK

Örselemek. Hayvan çiftleşmek istemek. İnsan cinsel ilişkide bulunmak istemek.

ÖRSELEME

Örselemek işi.

ÖRSEMBE

Çok oynanıp ellenmiş.

ÖRSELENİŞ

Örselenme işi.

ÖRSKÖY

Tunceli şehrinde, Akpazar bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

ÖRSELLİ

Manisa şehrinde, Osmancalı nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

ÖRSELENME

Örselenmek işi. Travma.

ÖRSELEMEK

Yıpratmak, eskitmek, hırpalamak, zedelemek. Gücünü azaltmak, canlılığını gidermek, sarsmak.

ÖRSENHOPURU

Kahramanmaraş ilinde, Türkoğlu belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

ÖRSKAN

Sağlam bir soydan gelen kimse.

ÖRSELENMEK

Örseleme işine konu olmak.

  -   -   -  

Anlamında ÖRS bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÖRS geçen kelimeler listesi verilmiştir.

TALAZLANMAK

Dalgalanmak. İpekli kumaşların örselenmesiyle yüzündeki tellerde kabarıklık oluşmak.

DİRİLEŞMEK

Bitkin, pörsümüş veya solmuşken yeniden diri duruma gelmek.

TALAZ

Dalga, kasırga. İpekli kumaşların örselenmesiyle yüzündeki tellerde oluşan kabarıklık.

GÖRÜNTÜ

Gerçekte var olmadığı hâlde varmış gibi görünen şey, hayalet. Bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla ekrana art arda düşürülmesi sonunda hareketin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş, görüntülük üzerindeki hareketli resimler bütünü. Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. araçlarla oluşturulan biçimi, hayal. Gölge oyununda Karagözcünün perdeye yansıttığı görsel malzeme. Manzara. Sayı doğrusu üzerinde bir sayıya karşı gelen nokta.

SÖLPÜMEK

Şişmanken zayıflamak. Gevşemek, pörsümek.

DİRİ

Yaşamakta olan, yaşayan, canlı, ölü karşıtı. Gereği kadar pişmemiş. Solmamış, pörsümemiş. Güçlü, zinde.

PORSUK

Sansargillerden, su kıyılarında kazdıkları deliklerde yaşayan, ot ve etle beslenen, pis kokulu, memeli bir hayvan (Meles). Pörsümüş.

ODYOVİZÜEL

Görsel-işitsel.

DİRİLMEK

Güçlenip canlanmak. Bitki solmuş, pörsümüş durumdayken yeniden canlılık kazanmak, diri duruma gelmek. Öldüğü sanılan şey canlanmak. Yeniden etkin olmak, geçerli duruma gelmek. Hasta yeniden sağlığını kazanmak, iyileşmek.

PORSUMA

Pörsüme.

TRAVMA

Sarsıntı. Bir doku veya organın yapısını, biçimini bozan ve dıştan mekanik bir tepki sonucu oluşan yerel yara, örselenme.

SALKIMAK

Gevşeyip sarkmak, pörsümek.

PORSUMAK

Pörsümek.

PÖRSÜKLÜK

Pörsük olma durumu.

HIRPALAMAK

Örselemek. Dövmek. İtip kakmak, azarlamak veya yıpratmak.

PÖRSÜME

Pörsümek işi, porsuma.

SOĞULMAK

Suyu veya sütü çekilerek pörsümek. Irmak, kuyu, pınar vb. yerlerde su çekilip yok olmak.

DESEN

Tahta, çini, kumaş, kâğıt vb. yüzeylerin üzerine yapılmış olan çizim. Görsel bir etki yaratmak amacıyla yapılmış çizgi resimlerin hepsi. Tahta, çini, kumaş, kâğıt vb. yüzeylerin üzerinde varlıkları, nesneleri belirli çizgilerle gösterme, tasvir etme. Desen yapma sanatı.

FAÇUNA

Halatın örselenecek yerine tel veya sicimle yapılmış olan sargı.

MINCIKLAMAK

Örseleyecek veya biçimini bozacak gibi ellemek, sıkıştırmak.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük