Sonu ÖR ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ör" olan, toplam 262 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ör ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında ör olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ör olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

ELEKTROEJAKÜLATÖR

16 harfli kelimeler

PROPRİYORESEPTÖR

15 harfli kelimeler

İMMÜNOMODÜLATÖR, VAZOKONSTRİKTÖR

14 harfli kelimeler

MEKANORESEPTÖR

13 harfli kelimeler

BİYOKATALİZÖR, TRANSFORMATÖR, BİYOİNDİKATÖR, BRONKODİLATÖR, FOTOKATALİZÖR, HOMOJENİZATÖR, MİKROPREDATÖR, NÖROMEDİYATÖR, NÖROMODÜLATÖR, NÖROREGÜLATÖR, RADYORESEPTÖR

12 harfli kelimeler

AKOMPANYATÖR, AMPLİFİKATÖR, PÜLVERİZATÖR, STABİLİZATÖR, FOTORESEPTÖR, KEMORESEPTÖR, MONOKROMATÖR, NÖROSEKRETÖR, OZMORESEPTÖR, STERİLİZATÖR, VAZODEPRESÖR

11 harfli kelimeler

DİSTRİBÜTÖR, KONDANSATÖR, KONSERVATÖR, KONVERTİSÖR, KOORDİNATÖR, MANİPÜLATÖR, ORGANİZATÖR, SANTRİFÜJÖR, BAŞANTRENÖR, AKSELERATÖR, DEPOLARİZÖR, DEZENFEKTÖR, EMASKÜLATÖR, JEORESEPTÖR, KONSTRİKTÖR, KOREPRESSÖR, NEBÜLİZATÖR, OTOANALİZÖR, RANFORSATÖR, VAPORİZATÖR, VAZODİLATÖR

10 harfli kelimeler

AGRANDİSÖR, AKÜMÜLATÖR, ALTERNATÖR, BAŞREJİSÖR, DEFİBRATÖR, EKSKAVATÖR, FABRİKATÖR, KARBÜRATÖR, KOMPOZİTÖR, KÜLTİVATÖR, NARKOZİTÖR, PROVOKATÖR, SPEKÜLATÖR, TRANSİSTÖR, VANTİLATÖR, ANOVÜLATÖR, ATTENÜATÖR, EJAKULATÖR, KEMOSENSÖR, LAKRİMATÖR, OVİPOZİTÖR, POSTERİYÖR, STABİLİZÖR, VENTİLATÖR

9 harfli kelimeler

AMORTİSÖR, ASPİRATÖR, DEKLANŞÖR, DEKORATÖR, DESİKATÖR, DESİNATÖR, FORSMAJÖR, GLADYATÖR, İNDİKATÖR, İNHİBİTÖR, JENERATÖR, KATALİZÖR, KOMPRESÖR, KOMÜTATÖR, KONDÜKTÖR, KONTROLÖR, KONVEKTÖR, MONSENYÖR, PRODÜKTÖR, PROJEKTÖR, RAFİNATÖR, REFLEKTÖR, REGÜLATÖR, TRİPORTÖR, ANTERİYÖR, DEPİLATÖR, EKSİKATÖR, EKSTENSÖR, EMÜLGATÖR, İNKÜBATÖR, Devamını Oku »»

8 harfli kelimeler

AJİTATÖR, ANALİZÖR, ANİMATÖR, ANTRENÖR, BAŞAKTÖR, DEDANTÖR, DEDEKTÖR, DİKTATÖR, DİREKTÖR, ENJEKTÖR, GARANTÖR, GUVERNÖR, HOPARLÖR, İZOLATÖR, KOLEKTÖR, KONKASÖR, KONVEYÖR, KRUVAZÖR, OPERATÖR, PROFESÖR, RADYATÖR, RAPORTÖR, REDAKTÖR, REDRESÖR, RESEPTÖR, RÖMORKÖR, RÖPORTÖR, SELEKTÖR, VİBRATÖR, VİDANJÖR, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

ADAPTÖR, ANKETÖR, ANONSÖR, ARANJÖR, ARMATÖR, ASANSÖR, EJEKTÖR, KOAPTÖR, KREATÖR, KÜRATÖR, MONİTÖR, PÖTİBÖR, PUANTÖR, REAKTÖR, REJİSÖR, SENATÖR, TRAKTÖR, ASARSÖR, EFEKTÖR, EKARTÖR, EREKTÖR, GÖREGÖR, NAMİKÖR, OCAĞKÖR, YEDİKÖR

6 harfli kelimeler

AMATÖR, BOKSÖR, BONKÖR, BRÜLÖR, DANSÖR, DUBLÖR, EDİTÖR, FAKTÖR, FLAŞÖR, KLASÖR, KONTÖR, KUAFÖR, LEKTÖR, MARKÖR, NANKÖR, PLANÖR, PORTÖR, REKTÖR, SEKTÖR, SENYÖR, SMAÇÖR, SUFLÖR, ŞANTÖR, ŞARJÖR, TAYYÖR, VEKTÖR, BONGÖR, ÇÖRÇÖR, GLAZÖR, GÖZGÖR, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

AKTÖR, LİKÖR, MAJÖR, MASÖR, MİNÖR, PASÖR, ŞOFÖR, TERÖR, TÜMÖR, VALÖR, VİZÖR, BOĞÖR, ÇÖĞÖR, DONÖR, ERGÖR, KÜTÖR, MÖHÖR, NETÖR, ÖNGÖR, ZÖHÖR

4 harfli kelimeler

ÇÖÖR

3 harfli kelimeler

SÖR, BÖR, ÇÖR, DÖR, GÖR, HÖR, KÖR, PÖR, TÖR

2 harfli kelimeler

ÖR

Bazı kelimelerin anlamları

ÖR

Bir şeyin özü, kökü. Ufalanmış, çürümüş, toz durumuna gelmiş şey. İçinde ateş kırıntıları olan kül, köz. Tohum. Ateş kırıntılariyle dolu kül, kömür tozu ateşi.

MİKROPREDATÖR

Çok küçük hayvansal organizmalar üzerinden beslenen. Yaşamı için gerekli maddeleri kendinden daha büyük organizmalardan, bu organizmaları öldürmeden temin eden organizma, yırtıcı.

NÖROMEDİYATÖR

Sinaps veya kavşaklarda presinaptik uçtan salınan ve karşı taraftaki hücre veya nöroefektör yapının zarında bulunan almaçlara etkiyerek uyarının geçişini sağlayan maddelere verilen ad.

NÖROMODÜLATÖR

Ana sinapsta ileti aşırımını ayarlayan, presinaptik ucun veya zarın uyarılabilirliğini değiştirerek presinaptik ucun veya postsinaptik zarın cevap verme ihtimalini değiştiren madde.

NÖROREGÜLATÖR

Merkezi sinir sisteminin kendi nöronları, sinir uçlarıyla efektör yapılar ve merkezi sinir sistemiyle hormonal merkezler arasındaki iletişimde haberci olarak kullanılan kimyasal madde. Nöromedyatörler, nöromodulatörler ve nörohormonların ortak adı.

TRANSFORMATÖR

Dönüştürücü.

HOMOJENİZATÖR

Homojenleştirici.

VAZOKONSTRİKTÖR

Kan damarlarının kasılmasına sebep olan, kan damarlarının duvarlarındaki düz kasın kasılmasını sağlayan maddeler.

FOTOKATALİZÖR

Klorofilde olduğu gibi fotokimyasal reaksiyonları hızlandıran madde.

PROPRİYORESEPTÖR

Kas, tendon ve benzeri iç bölgelerde iç uyartılara duyarlı alıcılar.

BİYOKATALİZÖR

Canlı dokuların hepsinde çok az bulunan ve hayat için gerekli kimyasal tepkimeleri uyandıran veya kolaylaştıran madde.

ELEKTROEJAKÜLATÖR

Spermanın elektrik akımı kullanarak ejakülasyonunu sağlayan alet.

İMMÜNOMODÜLATÖR

İmmunolojik durumları ve immünopatolojik reaksiyonları istenilen etkinlik düzeyine getiren ilaç.

BİYOİNDİKATÖR

Belirteç organizma.

MEKANORESEPTÖR

Temas, basınç, yer çekimi gibi mekanik uyartılara duyarlı özel duygu alıcı.

BRONKODİLATÖR

Bronş genişletici.

  -   -   -  

Anlamında ÖR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÖR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AÇMA

Açmak işi. Bir tür susamsız, kalınca, yağlı çörek. Orman içinde ağaç kesme veya yakma yoluyla tarıma elverişli bir duruma getirilen arazi.

ACELECİ

Tez iş gören, çabuk davranan, canı tez, farfara, fırtına gibi, içi tez, ivecen, iveğen, kıvrak, sabırsız, tez canlı, telaşlı, acul.

ADAM

İnsan. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse. Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse. Bir alanı benimseyen kimse. Eş, koca. Görevli kimse. İyi huylu, güvenilir kimse. Erkek kişi. Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse.

AÇILMA

Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.

ADAYLIK

Aday olma durumu, namzetlik. Bir görevde yetiştirilme.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

ACİBE

Görülmemiş, alışılmamış, şaşılacak veya yadırganacak şey.

ADAPTÖR

Bir aletin çapları birbirinden farklı olan parçalarından birini ötekine geçirebilmek için yararlanılan bağlayıcı. Aygıtın kullanabileceği düzeye göre elektrik akımını ayarlayan alet, uyarlayıcı.

ADAY

Bir görev, bir iş için kendini ileri süren veya başkaları tarafından ileri sürülen kimse. Bir iş için yetiştirilmekte, eğitilmekte olan kimse, namzet.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

ADLİYE

Hukuk ve adalet işlerini gören devlet kuruluşları. Hukuk ve adalet işlerinin görüldüğü resmî yapı.

ADAP

Töre. Yol yordam.

ACEMLEŞMEK

Kültür ve medeniyet bakımından İran halkını örnek almak veya etkisi altında kalmak.

ACIKLI

Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun. Acı görmüş, yaslı, kederli.

ADCILIK

Kavramların gerçek varlıklar olduğunu kabul eden, kavram gerçekliğine karşıt olarak tümel kavramların yalnızca nesnelerin adları olduğunu ileri süren görüş, isimcilik, nominalizm.

ACAYİP

Sağduyuya, göreneğe, olağana aykırı, garip, tuhaf, yadırganan, yabansı. Şaşma anlatan bir söz.

ADABIMUAŞERET

Görgü kuralları.

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).

ABANDONE

Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.

AÇIKLIK

Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük