ÖDÜ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ödü" olan, toplam 46 adet kelime bulunmaktadır. ödü ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ödü ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ödü olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

ÖDÜLLENDİREBİLMEK

16 harfli kelimeler

ÖDÜLLENDİREBİLME

15 harfli kelimeler

ÖDÜLLENDİRİLMEK

14 harfli kelimeler

ÖDÜLLENDİRİLİŞ, ÖDÜLLENDİRİLME

13 harfli kelimeler

ÖDÜLLENDİRMEK

12 harfli kelimeler

ÖDÜLLENDİRME, ÖDÜLLENDİRİM

11 harfli kelimeler

ÖDÜNÇLENMEK, ÖDÜNÇLERİNE, ÖDÜNÇLEŞMEK, ÖDÜRÜKLEMEK

10 harfli kelimeler

ÖDÜNÇLEŞME, ÖDÜNSÜZLÜK, ÖDÜLLENMEK, ÖDÜNÇLEMEK, ÖDÜNÇLENME, ÖDÜRLENMEK

9 harfli kelimeler

ÖDÜNÇLEME, ÖDÜNLEMEK, ÖDÜKLEMEK, ÖDÜNCÜLÜK, ÖDÜNLÜLÜK, ÖDÜNSÜZCE, ÖDÜTLEMEK

8 harfli kelimeler

ÖDÜNLEME, ÖDÜÇLEME, ÖDÜRTMEK

7 harfli kelimeler

ÖDÜNSÜZ, ÖDÜKMEK, ÖDÜNCCE, ÖDÜNÇÇÜ, ÖDÜRENK, ÖDÜRGÜÇ, ÖDÜRMEK

6 harfli kelimeler

ÖDÜNLÜ, ÖDÜLLÜ, ÖDÜNCÜ, ÖDÜRGÜ, ÖDÜRLÜ

5 harfli kelimeler

ÖDÜNÇ

4 harfli kelimeler

ÖDÜL, ÖDÜÇ, ÖDÜK, ÖDÜN

3 harfli kelimeler

ÖDÜ

Bazı kelimelerin anlamları

ÖDÜ

Açık renkli yabangüvercini.

ÖDÜNÇLEŞMEK

Karşılıklı ödünç alıp vermek.

ÖDÜLLENMEK

Yaralanmak: Yüreğim ödüllendi.

ÖDÜLLENDİRME

Ödüllendirmek işi.

ÖDÜLLENDİREBİLMEK

Ödüllendirme imkânı veya olasılığı bulunmak.

ÖDÜNÇLERİNE

Yazıya, koşuğa ayet ya da hadis katmakla anlatımı bezeme: / Zalimlere bir gün dedirir kudret-i Mevlâ / Tallahi lekad aserek-allâhu aleyna. (Ziya Paşa).

ÖDÜLLENDİRİLMEK

Ödüllendirme işi yapılmak.

ÖDÜNÇLEŞME

Ödünçleşmek işi.

ÖDÜLLENDİRMEK

Bir başarıyı veya bir iyiliği ödülle değerlendirmek, mükâfatlandırmak.

ÖDÜNÇLENMEK

Ödünç alıp vermek.

ÖDÜRÜKLEMEK

Dışkılamak, pislemek.

ÖDÜLLENDİRİM

Bankalarda tasfiyeye uğramış alacaklar arasında, ödemelerini düzenli yapmış, ancak borçları ödeyememezlik durumuna düşmüş iyi niyetli borçlulara uygulanan taksit kolaylığı ile faiz ve komisyon indirimi. Vergi bağışıklığı, bir verginin kaldırılması veya dışsatımı özendirmek amacıyla bazı dışsatım mallarının vergi dışı bırakılması. Alıcıların uğrayabileceği zararı karşılamak amacıyla ya da fazla miktarda mal satınalanlara satıcının ilave olarak bedelsiz verdiği mal ya da yaptığı fiyat indirimi. Sigorta şirketinin hesap dönemlerinde, acenteden alacağı bedelin bir kısmını indirmesi.

ÖDÜLLENDİREBİLME

Ödüllendirebilmek işi.

ÖDÜNSÜZLÜK

Ödünsüz olma durumu, ivazsızlık.

ÖDÜLLENDİRİLİŞ

Ödüllendirilme işi.

ÖDÜLLENDİRİLME

Ödüllendirilmek işi.

  -   -   -  

Anlamında ÖDÜ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÖDÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

İVAZSIZ

Ödünsüz. Karşılıksız.

KAFTAN

Çoğu ipekten yapılan, bir tür uzun, süslü üst giysisi. Padişahların gönül almak, ödüllendirmek için birine giydirdikleri değerli kumaş veya kürkten yapılmış giysi, hilat.

İKTİBAS

Ödünç alma. Alıntı. Ödünç alınan şey.

ARİYET

Ödünçleme. Belli bir taşınır malın kullanımının geri verilmek şartıyla bedelsiz olarak bir kimseye bırakılması.

HÖDÜKLEŞME

Hödükleşmek biçimi.

KAZIKAZAN

Kart kazındığında aynı tutardan üçünü bir arada bulma esasına dayalı bir tür talih oyunu. Kart kazındığında üzerinde yazılı olan ödülü kazanmaya dayalı bir tür talih oyunu.

İVAZ

Ödün. Karşılık. Edim.

İARE

Eğreti, ödünç. Eğreti verme, ödünç verme.

HÖDÜKÇE

Hödük gibi, görgüsüzce.

İSTİARE

Ödünç, borç veya eğreti alma, ödünçleme. Bir şeyi anlatmak için ona benzetilen başka bir şeyin adını eğreti olarak kullanma, eğretileme.

HÖDÜKLÜK

Hödük olma durumu. Hödükçe davranış.

ARİYETEN

Eğreti olarak, ödünç olarak.

İVAZLI

Ödünlü. Karşılığı olan.

İKRAZ

Borç veya ödünç verme.

ARMAĞAN

Birini sevindirmek, mutlu etmek, onurlandırmak, kutlamak için veya anı olarak verilen şey, hediye, dürü. Bağış, ihsan. Bir bilim adamının emek verdiği dalda onu anmak için hazırlanan bilimsel eser. Ödül.

FESTİVAL

Dönemi, yapıldığı çevre, katılanların sayısı veya niteliği programla belirtilen ve özel önemi olan sanat gösterisi. Düzensiz toplantı, curcuna. Belli bir sanat dalında oyun ve filmlerin sunulması ve gösterilmesi sonunda ödül, derece verilmesi biçiminde düzenlenen ulusal veya uluslararası gösteri dizisi, şenlik. Bir bölgenin en ünlü ürünü için yapılmış olan gösteri, şenlik.

ASKI

Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.

FAİZ

İşletmek için bir yere ödünç verilen paraya karşılık alınan kâr, getiri, ürem, nema. Kapitalist ekonomide, artık değerin değişikliğe uğramış biçimi olarak paranın fiyatı, kiralanan paranın kira bedeli.

HÖDÜKLEŞMEK

Hödükçe davranmak.

KREDİ

Borç ödemede güvenilir olma durumu. Güven, saygınlık, itibar. Ödünç alınan veya verilen mal, para. Belli bir öğrenimin tamamlanması için öğrencilerden istenen her türlü kuramsal ve uygulamalı çalışmalar göz önünde tutularak bir yarıyıl veya bir öğretim yılı okutulan herhangi bir dersin, okul programı bütünlüğü içindeki değerini nicelik olarak gösteren birim.