Kelimeler arşivi içinde; başında "ö" olan, 4 harfli toplam 277 adet kelime bulunmaktadır. ö harfi ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ö harfi ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ö harfi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Sözcüklerin anlamı için kelime üzerindeki bağlantılardan faydalanabilirsiniz.
ÖZET
Bir yazı veya sözün anlamını daha kısa ve özlü biçimde veren yazı veya söz, hülasa, fezleke, ekspoze. Filmin konusunu en kısa biçimde anlatan, bir senaryo çalışmasının ilk basamağı olan metin.
ÖNGE
Heykel. Elli dirhem. (eski bir ağırlık ölçüsü). Yüz dirhem (eski bir ağırlık ölçüsü). Yarım okka.
ÖĞEZ
Önce. Hayvanlarda görülen bir çeşit büyük bit. Avcıların av beklemek için taş yığınlarından yaptıkları pusu, av bekleme yeri.
ÖKSİ
Ucu yanmış odun parçası.
ÖVEN
Sofa. Sokak kapısının önü, taşlık. At ve eşeklerin kanını emen, yeşil renkli, iri sinek.
ÖBÜR
Öteki, diğer.
ÖĞLE
Gün ortası, öğlen, öğle vakti. Öğle ezanı. Öğle namazı.
ÖMEK
Çabuk, hızlı. Boğaz.
ÖDEK
Korkak. Zarar ödentisi. Borç senedi. Pencere. Çanak biçimindeki çamuru taşa vurup patlatarak oynanan bir çocuk oyunu. Ördek. Kural dışı, yakışıksız bir davranışta bulunan futbol oyuncusuna verilen, oyuncunun para vermesini gerektiren ya da onu belirli bir zaman, kimi kez de ömür boyu oynamaktan uzaklaştıran karşılık. Bir kişinin başka bir kişi üzerindeki alacağını belirli bir süre sonunda bir üçüncü kişiye ya da göstereceği bir başka kişiye ödemesi için borçlusuna gönderdiği tecimsel belgit. Zaman, tazminat, ödenilmesi gereken şey. Çankırı şehri, Şabanözü belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Sivas ili, Mursal nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
ÖREY
Yün, iplik eğirme aracı, kirmen. Kütahya şehrinde, Pazarlar ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
ÖYÖN
Vakit.
ÖKTE
Çocuk dilinde öfke. Akıllı, zeki, anlayışlı, bilgili.
ÖVME
Övmek işi, sena, medih, sitayiş.
ÖZBA
Özbağ - özbane: Özbağ'ına.
ÖGEY
Üvey. Eski türkçe ög+ey: Üvey. Eski türkçe ögey: üvey. Üvey. Et. ög+ey.
ÖLEZ
Çok zayıf, sıska, cılız. Güçsüz, bitkin kişi. Sönük (ışık için). Eski türkçe ülez: ateş; alev , ışık ve benzerleri için çok zayıf olma; sönecekmiş gibi bir hâlde bulunma.
ÖÇÜK
Kalın dudak. Böcek.
ÖŞME
Suyun topraktan çıktığı yer, kaynak. Hayvan ve insanların su içmesi için topraktan yapılan su oluğu. (Gıranışık Bozüyük Bilecik). Suyun topraktan kaynadığı yer, kaynak.
ÖRGİ
Örgü.
ÖTKÜ
Bedel.