ÇABUK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "çabuk" olan, toplam 13 adet kelime bulunmaktadır. çabuk ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu çabuk ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çabuk olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

ÇABUKLAŞTIRABİLME

16 harfli kelimeler

ÇABUKLAŞTIRILMAK

15 harfli kelimeler

ÇABUKLAŞTIRILMA, ÇABUKLAŞABİLMEK

14 harfli kelimeler

ÇABUKLAŞTIRMAK, ÇABUKLAŞABİLME

13 harfli kelimeler

ÇABUKLAŞTIRMA

11 harfli kelimeler

ÇABUKLAŞMAK

10 harfli kelimeler

ÇABUKLAŞMA

8 harfli kelimeler

ÇABUKLUK

7 harfli kelimeler

ÇABUKÇA, ÇABUKEL

5 harfli kelimeler

ÇABUK

Bazı kelimelerin anlamları

ÇABUK

Hızlı, müstacel, yavaş karşıtı. Alışılandan veya gösterilenden daha kısa bir zamanda, tez, yavaş karşıtı. "Acele et, oyalanma" anlamlarında bir seslenme sözü.

ÇABUKEL

Nesneleri kaşla göz arasında kaybedip ortaya çıkarma becerisi olan sanatçı.

ÇABUKLAŞTIRABİLME

Çabuklaştırabilmek işi.

ÇABUKLAŞTIRILMAK

Çabuklaşma işi yaptırılmak.

ÇABUKLUK

Çabuk olma durumu, hız, sürat.

ÇABUKLAŞTIRILMA

Çabuklaştırılmak işi.

ÇABUKLAŞABİLMEK

Çabuklaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.

ÇABUKÇA

Çabucak.

ÇABUKLAŞABİLME

Çabuklaşabilmek işi.

ÇABUKLAŞMA

Çabuklaşmak işi, aceleleşme.

ÇABUKLAŞTIRMAK

Bir işin yapılmasını hızlandırmak, aceleleştirmek, tesri etmek.

ÇABUKLAŞMAK

Çabukluk kazanmak, hızlanmak, aceleleşmek.

ÇABUKLAŞTIRMA

Çabuklaştırmak işi, tacil, aceleleştirme.

  -   -   -  

Anlamında ÇABUK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÇABUK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AYAK

Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.

CEVVALİYET

Çabukluk, hareketlilik.

CİLASUN

Yiğit kimse. Eli çabuk, becerikli kimse.

ALINGAN

Çabuk gücenen, kırılan.

ACELECİ

Tez iş gören, çabuk davranan, canı tez, farfara, fırtına gibi, içi tez, ivecen, iveğen, kıvrak, sabırsız, tez canlı, telaşlı, acul.

AKMAK

Sıvı maddeler veya çok ince taneli katı maddeler bir yerden başka bir yere doğru gitmek. Kumaş yıpranıp iplikleri erimeye başlamak. Çabucak savuşmak, ortadan kaybolmak. Bir kap veya bir yer, içindeki veya üstündeki sıvıyı sızdırmak. Boya birbirine karışmak. Art arda ve toplu olarak gitmek. Karışmak, katılmak. Sıvı bir madde bir yerden çıkmak. Sıvı maddeler aşağıya yönelmek. Zaman çabuk geçmek. Sürüp gitmek.

BARYUM

Atom sayısı 56, yoğunluğu 3,78 olan, doğada en çok baryum sülfat ve baryum karbonat olarak bulunan, havada çabuk oksitlenen, gümüş renginde, katı ve basit bir element (simgesi Ba).

ALDANÇ

Çabuk ve kolay aldatılan (kimse).

AZGIN

Azmış olan, azılı. Çok yaramaz (çocuk). Çabuk iltihaplanan, yarası hemen kapanmayan (ten). Coşmuş, taşmış. Cinsel istekleri aşırı olan. Gözü hiçbir şeyden yılmayan.

CAM

Soda veya potas katılmış silisli kumun ateşte eritilmesiyle yapılmış olan sert, saydam ve çabuk kırılır cisim. Tümü veya bir bölümü bu maddeden yapılmış, sırça. Kadeh, içki. Pencere.

CEVVAL

Davranışları çabuk ve kesin olan.

BÜYÜCÜ

Büyü yapan kimse, bağıcı, afsuncu, efsuncu, afsuncu, sihirbaz. Çevresindekileri çabuk ve güçlü olarak etkileyen kimse.

ACELELEŞTİRMEK

Çabuklaştırmak.

ALAMİNÜT

Acele, çabuk.

ACELE

Hızlı yapılan, çabuk, tez, ivedi. Tez davranma gerekliliği. Vakit geçirmeden, tez olarak.

BANDIRMAK

Banmak. Üzüm salkımlarını, inciri çabuk kuruması ve renginin parlak olması için küllü veya potaslı ılık suya daldırıp çıkarmak.

ACUL

Aceleci. Hızlı, çabuk.

ATİKLİK

Çabukluk, çeviklik.

BİRAHANE

Genellikle bira içilen, aynı zamanda çabuk hazırlanan bazı sıcak veya soğuk yemeklerin de yenildiği yer.

ACELELEŞTİRME

Çabuklaştırma.